Bu yaşananları hak etmiyoruz

Ne oldu, neler oluyor güzel ülkemde Tüm gün inanılmaz haberlere uyanıyoruz. ocuklar, kadınlar öldürülüyor, ekranlarda gün boyu uyuşturucu nedeniyle tutuklananlar, aftan dışarı çıkar çıkmaz cinayetler işleniyor. Tüm ekranlarda 24 saat bu haberlerle çalkalanıyor.

Bu arada halkın gerçek gündemi " YOKLUK , YOKSULLUK" güme giderken, hak, hukuk, adalet, eğitim, sağlıktaki çöküş hepten gündem dışı kalıyor.

Bir okuyucum aradı, yaşananları konuşurken çok ilginç bir benzetme yaptı. "Hocam, Türkiye ıldırıyor" dedi.

Değerli Okurlar; Ülkede yaşananlarla içimiz kararmışken, hep eleştirdikleri Genç Cumhuriyet döneminde, ( şimdilerde iflasın eşiğinde olan kurumda) PTT Müfettişliği yapan

Şair Bestekar

OSMAN NİHAT AKIN'ın görev yaptığı dönemde,

PTT Müdürlüğünü teftiş etmesi gerekiyordu.

Daha önceki yazışmalardan,

PTT müdürünün bir hastasının olduğunu hatırlar.

Teftişe gitmeden önce o yazışmaları bir kez daha gözden geçirir..

Teftiş sonucu, kasanın 25 lira açık verdiğini görür..

Müdür kızarır, bozarır;

Ama söyleyecek bir söz de bulamaz..

Açıklaması yoktur..

Osman Nihat, müdüre,

"Sayımda hata yapmış olabiliriz.

Mal müdürünü al gel de,

kasayı bir de o saysın."

Müdür şaşırır;

Ama çaresiz mal müdürünü çağırır. Mal müdürünün yaptığı sayımda,

para tamam çıkar. Osman Nihat da teftişini tamamlar

ve müdüre teşekkür ederek ayrılır.

Müdür şaşırmıştır. Bir şeyler demek ister ama beceremez..

Bir gün,

Osman Nihat Akın,

müfettişler odasında arkadaşlarıyla otururken,

postacı bir mektup getirir.

Mektup teftiş ettiği şube müdüründendir.

Mektubu okurken gözleri dolar..

Arkadaşları;

-Üstat ne oldu

Kötü bir şey yoktur inşallah,

diye sorarlar..

-Yok, yok! Duygulandım biraz,

O kadar,

diye cevaplar, Üstat..

Arkadaşları;

Meraklandırdın bizi.

Mektubu bize de okuman mümkün mü,

deyince bakar arkadaşlarına

ve mektubu uzatır.

Şöyle demektedir mektup;

Beni, Mal Müdürü'nü çağırmaya gönderdiğinizde,

25 lirayı siz cebinizden tamamladınız

ve haliyle kasa tamam çıktı.

Evet, parayı ben almıştım.

Hanımım çok hasta idi.

İlaç ve doktor parası ödeyip sonra iade edecektim.

Siz, aniden geldiğiniz için yerine koyamadım.

Sizin, ince ve hassas kalbiniz durumu anladı ki,

bana mesele yaşatmadınız.

Bu yüzden size minnettarım..

Herkes duygulanmıştır,

üstadı kutlayarak ayrılırlar.

Ama ne yazık ki, içlerinden biri üstadı;

"Vazifeyi suistimal etti ve yolsuzluğa çanak tuttu"

diye şikayet eder. Üst makam,

üstadı çağırır ve

olayı soruşturur..

Üstadın karakterini bilen liyakatli, inisiyatif sahibi kişiler bilirler.

Soruşturma gereği görülmez

ve konu kapanır..

Şair ruhu incedir.

Üstelik o şair bir de bestekarsa,

incelik katmerlenir.

Üstat bu durumdan çok etkilenmiştir.