Avrasya coğrafyasına artık Türk dünyasının stratejik hamleleri damga vuruyor.
Türk dünyasında Temmuz 2026 ayı itibarıyla yoğunlaşan somut hamleler, Türkistan ve Kafkasya coğrafyasını küresel enerji ve lojistik hatlarının merkez üssü hâline getirdi.
Bu dinamizmin en önemli halkasının, dünyadaki dördüncü büyük doğalgaz rezervine sahip olan Türkmenistan doğalgazının doğrudan Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına ulaştırılmasını hedefleyen Trans-Hazar projesi olduğunu belirtelim. Söz konusu stratejik hat, Haziran 2026 başında Ankara ve Aşkabat arasında imzalanan 71 maddelik eylem planıyla resmiyet kazandı.
Söz konusu hamlenin ne kadar kritik olduğu, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Temmuz 2026'nın başında Bakü'ye gerçekleştirdiği ziyaretle tescillendi. Ziyarette, Güney Gaz Koridoru'nun genişletilmesi ve AB'nin Global Gateway programı kapsamında bölge altyapısına 200 milyon avroluk hibe paketi tahsis etmesi kararlaştırıldı. AB'nin Rus gazına alternatif ararken Azerbaycan ve Türkmenistan'ı en güvenilir liman olarak konumlandırmış olması Türk dünyası için oldukça önemli bir gelişmedir.
Mamafih Batı aksındaki bu entegrasyon hamleleri, Hazar üzerinde tekel kurmak isteyen Kremlin'in çok boyutlu direnciyle karşılaşıyor! Rusya, bölge ülkelerinin Moskova ekseninden uzaklaşmasını engellemek adına Kafkasya'da gümrük yasakları uygulamakta ve yasal engeller çıkarmaktadır. Rus gerilimi, Temmuz 2026'nın son haftasında Karadeniz hattında Kazak petrolü taşıyan tankerlerin, kaynağı belirsiz drone saldırılarına maruz kalmasıyla askerî boyuta evrilmiştir.
Ukrayna, yaptırımları delmeye çalışan Rus "gölge filosunu" hedef aldığını belirtirken Rusya, Kazak petrolünün %80'inin kendi topraklarından geçerek Novorossiysk Limanı'ndan yüklenmesini stratejik bir koz olarak kullanıyor! Rusya, sivil Kazak tankerlerini ve Batılı enerji şirketlerinin petrollerini kendi askerî tesislerinin hemen yanındaki terminalde depolayarak bu gemileri Ukrayna drone'larına karşı fiilen "canlı kalkan" hâline getirmiştir.
Moskova, bu asimetrik stratejiyle hem Ukrayna'nın askerî operasyonlarını küresel kamuoyuna sivil altyapıyı hedef alan gayrimeşru eylemler olarak sunmayı hem de Astana yönetimine Moskova ekseninden uzaklaşması hâlinde enerji güvenliğinin tehlikeye gireceği yönünde dolaylı bir gözdağı vererek alternatif lojistik rotalara yönelimini sabote etmeyi amaçlamaktadır.
Novorossiysk Limanı'ndaki bu kriz, Kazakistan'ın günlük üretimini derinden etkilemiştir. Kazakistan savaşa taraf olmamasına rağmen bu saldırılar nedeniyle petrol sevkiyatını geçici olarak durdurmak, depolama kapasitesi dolduğu için de petrol üretimini (özellikle dev Tengiz sahasında) yarı yarıya azaltmak zorunda kalmıştır. Bu durum Astana için ciddi bir gelir kaybı demektir.
Kazak petrol sahalarında milyarlarca dolarlık yatırımı olan ABD'li enerji devi Chevron'un CEO'su Mike Wirth, konuyu doğrudan ABD Başkanı Donald Trump yönetimine taşımıştır. Beyaz Saray'ın, Ukrayna üzerinde "Batı sermayeli sivil ticarete zarar vermemesi" yönünde gayriresmî bir baskı kurduğu diplomatik kulislerde konuşulmaktadır.

15