Doğu Avrupa'nın iki ülkesi Macaristan-Ukrayna gerginliği 'tehdit' boyutuna evrildi.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki gerilim, son dönemde Avrupa'nın doğu sınırlarında ortaya çıkan en keskin diplomatik krizlerden biri…
Aslında sorunun kökeni çok derinlerde saklı.
Ocak ayı sonunda Rusların drone saldırısıyla Ukrayna'dan geçen 'Druzhba Petrol Boru Hattı'nın zarar görmesi beraberinde diplomatik gerginlik getirdi zira Ukrayna'nın kendi topraklarından geçen hasarlı kısmı onarma konusunda sorumluluk almaması bu diplomatik krizi tehdit boyutuna taşıdı.
Ukrayna, bu hattın Rus petrolü taşıdığını, bu hattı onardıkları takdirde Moskova'nın savaş ekonomisine dolaylı yoldan destek vermiş olacaklarını belirterek tamirde acele etmeyeceklerini ifade edince bu kez Macaristan, ekonomisinin ve vatandaşlarının enerji talebinin tehlikeye atıldığını kendi ekonomisi için önemli olan bu hattın onarılmamasını kasıtlı bir "blokaj" ve ekonomik şantaj olarak nitelendirdi.
Macaristan Başbakan Viktor Orban, verdiği demeçte hattın hızla onarılıp devreye alınmaması hâlinde Ukrayna'ya karşı "zorlayıcı adımlar" atılabileceğini belirtip "Ukrayna'nın petrol ablukasını zorla kıracağız" mealinde ifadeler kullanınca iki ülke arasındaki gerilim, AB'nin Ukrayna'ya yönelik yaklaşık 90 milyar avroluk mali yardım paketinin onay sürecine kadar sıçradı.
Macaristan, enerji akışının yeniden başlamasını şart koşarak bu yardım paketini veto edince Ukrayna ve Zelenskiy buna büyük tepki verip, işi tehdit ve şantaja kadar götürerek bunu "bir kişinin AB dayanışmasını rehin alması" şeklinde yorumladı.
Gerilimin en tartışmalı ve diplomatik nezaket sınırlarını aşan gelişmesi de Volodimir Zelenskiy'nin 5 Mart'ta yaptığı basın açıklamasında kullanmış olduğu dil olsa gerek. Zelenskiy'nin şu sözlerine bakınız:
"Umarım Avrupa Birliği'ndeki malum kişi 90 milyar avroluk yardım paketini bloke etmez ki Ukrayna askerleri silah alsın. Aksi takdirde o kişinin adresini silahlı kuvvetlerimize veririz ve bizim çocuklar kendisini arayıp kendi dillerinde konuşurlar!"
Bu hiç kuşkusuz tehditkâr ve çirkin bir üsluptur. Mafya kabili bir tarzdır. Ukrayna Cumhurbaşkanı, Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ı çocukları, torunları üzerinden tehdit etmekle kalmayıp Münih Güvenlik Konferansı'ndaki konuşmasında da şu alaylı ve hakaret dolu sözleri söyleyerek gerginliği tırmandırmayı tercih edince kriz iyice derinleşti:
"Viktor, Rus tanklarının Macaristan sokaklarına geri dönmesini engellemek için bir ordu kurmayı değil de karnını nasıl büyüteceğini düşünüyor!"
Macaristan, Zelensky'nin bu tehditkâr ve alaycı üslubuna karşı sert bir tepki verdi ve bunu Avrupa Birliği komisyonuna götürdü. Avrupa Komisyonu da nadir görülen bir biçimde Zelenskiy'nin üslubunu "kabul edilemez" buldu!
Peki Zelenskiy neden bu kadar ileri gitti
Aslında tepkinin geri planında Ukrayna'nın Rusya ile olan mücadelesinde AB'nin mali ve askerî desteğine hayati derecede bağımlı olması yatmaktadır. Orban'ın vetoları, Kiev'e göre savaşı uzatmakta, cephedeki askerlerin hayatını riske atmaktadır. Zelenskiy, bu bağlamda Orban'ın tutumunu yalnızca enerji meselesi olarak değil aynı zamanda Macaristan'ın Rusya'yla pragmatik ilişkilerini koruma ve iç politikada milliyetçi tabanı konsolide etme stratejisi olarak da okumaktadır.

28