"Dünya Türk Dili Ailesi Günü" ilan edildi…

Şükürler olsun...

Semerkant, Türk dünyasının kadim bir simgesi olarak, İpek Yolu'nun kültürel damarlarını yaşatan eşsiz bir miras şehri. Bu tarihîşehirde, 30 Ekim 2025'te Özbekistan'ın ev sahipliğinde başlayan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) 43. Genel Konferansı, Türk dillerinin korunması ve geliştirilmesi adına uluslararası bir gelişmeye sahne oldu.

Türk dünyasının ortak dil mirasını küresel bir platformda yüceltme, sahip çıkma iradesinin yıllar sonra ilk kez Paris dışında, Türk coğrafyasının kalbinde düzenlenen bu zirveye damga vurduğunu söyleyebiliriz.

Açılış töreni, Semerkant'ın büyüleyici mimarisi eşliğinde, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in vizyoner hitabıyla renklendi. Mirziyoyev, Türk dünyasının dil zenginliğini, hümanist bir miras olarak tanımlayarak, delege heyetlerini Semerkant'ın asil misafirperverliğiyle selamladı. UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay da konuşmasında, örgütün son yıllardaki çabalarını Türk dillerinin çeşitliliğiyle örerek aktardı ve kültürel mirasın korunmasındaki rolünden, eğitimde dil eşitliğine kadar uzanan girişimleri örnekledi.

Zirvenin en çarpıcı kararı, 3 Kasım 2025'te kabul edilen"15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü"ilanı oldu. Bu karar, Türk dillerinin -Türkçe, Özbekçe, Kazakça, Azerice, diğer şive ve lehçelerin-ortak kökenini kutlayarak, nesiller arası aktarımını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı'nın öncülüğünde sunulan teklif, Türk dünyasının kültürel birliğini simgeleyen manifesto olma niteliğiyle Türk tarihine şerh düştü.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, konferansta yaptığı konuşmada, bu ilanın Türk dünyası için taşıdığı derin anlamı vurguladı. Zorlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Devletleri Teşkilatı Gebele Zirvesi'ndeki çağrısına atıfta bulunarak, 15 Aralık'ın her yıl "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" olarak kutlanmasının, dilde, fikirde ve işte birliği pekiştireceğini ifade etti.

MillîEğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 1 Kasım 2025'te genel politika oturumunda sunduğu ulusal beyan, bu vizyonu taçlandıran önemli bir konuşmaydı. Tekin, Semerkant'ı "Türkistan'ın kalbi" ve kardeş Özbekistan'ın kadim kenti olarak nitelendirerek, UNESCO'nun 80. yılında burada hitap etmenin onurunu dile getirdi. Konuşmasında, Büyük Mutasavvıf Mevlâna Celaleddin Rumi'nin "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir" sözüne atıfla, örgütün barış, adalet ve demokrasiyi kültür, eğitim ve bilimle birleştirme misyonuna değindi. Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Model'ini anlatarak, insanı, adaleti ve barışı merkeze alan eğitimle "amasız, fakatsız" değerlere sahip nesiller yetiştirdiklerini vurguladı.

Yusuf Tekin ve Kürşad Zorlu'nun hitapları, Semerkant'ın kadim ruhuyla bütünleşerek, Orhun Yazıtlarına, Altay Dağları'nın ötesine, Balkanlara, Sibirya'ya, Mısır'a kadar bütün ruh ve gönül coğrafyasına ulaştı ve Türk Cihan Hâkimiyeti mefkûresini yeni baştan hatırlattı.