"Önce refîk, sonra tarîk!"
(Fethi Gemuhluoğlu)
Düşman alçak ve cüretkâr, dostlar cahil ve ahmak ne yazık ki!
Azerbaycan-Türkiye ilişkilerine çomak sokmak isteyen birtakım istihbarat servisleri ve terörist devletler bu işi o denli ileriye götürdüler ki neredeyse sosyal medyada bir milletin çocuklarını birbirlerine düşürecek boyuta getirdiler!
Peki neden Bu sorun niçin patladı ve neden köpürtülüyor
Azerbaycan ve Türkiye arasındaki "Tek Millet, İki Devlet" felsefesi, Karabağ zaferinin ardından imzalanan Şuşa Beyannamesi ile sarsılmaz bir askerî ve siyasi müttefikliğe dönüştü. Ancak Avrasya'nın güç dengesini kökten değiştiren bu muazzam kenetlenme, bölgede kendi ajandalarını dayatmaya alışmış aktörleri fazlasıyla rahatsız etti.
Bugün Ankara-Bakü hattını hedef alan kirli odakların senaryolarına baktığımızda, Kafkasya sahnesinde birbirine düşman gibi görünen ama konu Türk birliğini baltalamak olduğunda asimetrik olarak aynı amaca hizmet eden iki aktör öne çıkıyor: İran ve İsrail.
Yıllardır bölgeyi kendi arka bahçesi olarak gören Tahran yönetimi, Azerbaycan'ın topraklarını azat etmesini ve Türkiye ile doğrudan kara bağlantısı sağlayacak olan Zengezur Koridoru projesini kendisi için bir "jeopolitik kuşatma" olarak okuyor. İran'ın buradaki temel motivasyonu, kendi sınırları içindeki milyonlarca Türk nüfusun uyanışından duyduğu derin korku! Bu korku, Tahran'ı Ermenistan'ın hamiliğine soyundururken, diğer yandan Azerbaycan içinde mezhepsel dinamikleri kaşıyarak radikal hücreleri hareketlendirmeye, "Bakü, İsrail'in üssü oldu" dezenformasyonu üzerinden sinsi bir kara propaganda yürütmeye itiyor. İran için güçlü bir Azerbaycan ve onun yanındaki güçlü Türkiye, Güney Kafkasya'daki tarihsel nüfuz alanının tamamen kaybolması demektir.
Madalyonun diğer yüzünde de İsrail'in çok katmanlı Kafkasya stratejisi yer alıyor. Tel Aviv, Azerbaycan ile savunma ve enerji alanında geliştirdiği ilişkileri, Ankara-Bakü ittifakını içeriden zayıflatmak ve iki kardeş ülkenin arasını açmak için bir kaldıraç olarak kullanıyor! Özellikle Türkiye ile İsrail arasındaki kronikleşen gerilim hatlarını fırsat bilen bu odak, "Azerbaycan, Türkiye yerine İsrail'i seçiyor" algısını uluslararası medyada köpürterek yapay bir güvensizlik iklimi oluşturmaya çalışıyor. İsrail'in buradaki sinsi ajandası, Azerbaycan'ı sadece İran'a karşı bir ileri karakol olarak konumlandırmak ve Türkiye'nin Kafkasya'daki mutlak hamiliğini sulandırmak ve her iki ülkeyi geri dönülmez bir noktaya taşımak!

20