Alman askerleri İkinci Dünya Savaşında bir arkadaşları öldüğünde akşam aynı şarkıyı söylerlermiş:
- İch Hatt einen Kamarade...
Yani:
"Bir arkadaşım vardı..."
Benim de çok sevdiğim bir arkadaşım vardı:
Varlık Özmenek...
Ankara Televizyonuna girişte 1967'de sınav kapısında tanıştık. Sonra hiç ayrılmadık. TRT'den atılınca Yenigün Gazetesinde, 7 Gün Dergisi'nde birlikte çalıştık. Müthiş esprili bir adamdı. Ne anlatırsa güzel anlatırdı. Türkçeyi çok güzel kullanırdı. Sonraki yıllarda Yürüyüş Dergisi'nde yazdı, Bilim Sanat Dergisi'nin editörlüğünü yaptı. İsveç ve Almanya radyolarının Ankara muhabirliğini üstlendi. Köy Enstitülerinde efsane olmuş bir eğitimcinin; Hamit Özmenek'in oğluydu. Gazeteciden çok eğitimciydi.
Birlikte bu fotoğrafımız çıktı albümden,60 yıl önce çekilmiş. (Varlık Özmenek solda)
Mesleğin ün tarafına, reklam tuzağına kanmadı. Sosyalist aydın kimliğini her şeyin önünde tuttu. Erken denebilecek yaşta, 6 yıl önce 20 Ağustos'ta aramızdan ayrıldı. Bizlere soylu bir adamın silinmeyecek anılarını bıraktı. Sevgili çocukları Aslı ve Elif ile torunlarına da aynen öyle...
Sonsuz bir sevgi ile anıyoruz soylu arkadaşımızı...Ve değerli eşi Aylin Özmenek'i...
YALNIZLIK- SIRADANLIK
Zeki insanlar yalnızdır. Onların yalnızlığı halktan kopuk olduklarından veya kibirlerinden değil zeki insanlar oluşundandır çoğu zaman.
Ünlü filozofArthur Schopenhauer, "Hayatın Bilgeliği Üzerine Aforizmalar" adlı eserinde insanın iki temel seçeneği olduğunu savunur:
"Ya yalnızlık ya sıradanlık"
.Ona göre, bir insanın zihinsel kapasitesi ne kadar genişse, dış dünyadaki insanların sığ sohbetleri ve yüzeysel ilgileri ona o kadar yetersiz ve sıkıcı gelecektir. Bir insan kendi iç dünyasında ne kadar zenginse, dış dünyaya o kadar az ihtiyaç duyar.
.Zekiinsanlar, düşünceleriyle, sanatla, felsefeyle veya yaratıcı uğraşlarla meşgul olduklarında kendi kendilerine yeterler.
.Sıradaninsanlarkendi içsel boşluklarını kapatmak için sürekli başkalarıyla etkileşime girme ve kalabalıklar içinde olma ihtiyacı duyarlar.
. Çoğuinsan için geçerli olan toplumsal normlar, alışkanlıklar ve "küçük dertler", zeki bir insan için önemsiz veya mantıksız görünebilir. Bu durum, zeki insanın çevresindekilerle ortak bir payda bulmasını zorlaştırır.
.Zekâdüzeyi yükseldikçe insanın diğer insanlardan "ayrışma" derecesi de artar.
.Sıradaninsanlar birbirine benzerler ve bir topluluk içinde rahat ederler. Ancak zeki veya dahi olan kişi, toplumdan farklı bir frekansta düşünür. Dolayısıyla, yalnızlık onun için bir ceza değil, kendi düşünce evrenini koruma altına alabileceği güvenli bir liman olur...

13