ULUSAL AYIPLAR

Kosova ile Kosova'da yaptığımız milli maç başlarken seyirciler taşkınlık yapmış. Futbolcumuz Abdülkerim yana yakıla anlatıyor:

- İstiklal marşımız çalınırken ıslıkladılar. Bu bize çok dokundu. Anladık ki Türkün Türk'ten başka dostu yoktur...

Eğri oturalım doğru konuşalım...

Sevgili Abdülkerim kardeş, bugüne dek kim bilir kaç milli maça çıktın... Her birinde rakibin ulusal marşı çalınırken veya ölen biri için saygı duruşu yapılırken seyircimizin ıslıkladığını duymadın mı Bunun bir futbol takımına değil resmen ulusa karşı saygısızlık olduğunu defalarca yazmadık mı Peki siz futbolcular hiç seyirciye ulusal marşlara karşı saygılı olması yolunda çağrı yaptınız mı Yetkililerin bir uyarısı oldu mu Ben hiç duymadım.

Aynı gece Barcelona'da İspanya ile Mısır milli takımları karşılaştı. Tribünlerde Mısırlıları ve İslamiyet'i küçümseyici sloganlar atıldı. Kimi fanatikler "Zıplamayan Müslüman olsun" falan diye bağırdılar. Ertesi gün İspanya hükümeti ve Futbol Federasyonu olayı kınadı, seyircinin davranışını "Utanç verici" olarak niteledi. Saygısız seyirci protesto edildi.

Netice: Kosovalıların ulusal marşımıza saygısızlık yapması çok ayıp. Ancak bizim bunu ayıplama hakkımız yok. Çünkü aynısını yapıyoruz. Çuvaldızı önce kendimize batıralım.

KİMDİR ONLAR

Balkan ülkeleri arasında sanırız en az Kosova'yı tanıyoruz. Kimdir onlar Ne yer ne içerler Nasıl yaşarlar Türkiye'ye ve Türklere nasıl bakarlar Okullarda okudukları tarih zihinlerinde nasıl bir Osmanlı imajı bırakmıştır Orada Osmanlı'dan hangi izler kalmıştır Türkiye ile ilişkileri ne merkezdedir Müzelerinde bize ait neler vardır Ortak lezzetlerimiz hangileridir vs ...vs...

Acaba oraya milli maç nedeniyle muhabir yollayan medya organları adamlarını iki gün önceden gönderse de çarşıda, pazarda, sokakta röportajlar yaparak bize Kosova'yı biraz tanıtsa, fikir sahibi yapsa iyi olmaz mıydı Kosova'da maçın yapıldığı stadyum dışında görmemiz gereken şey yok muydu Fırsat bu fırsat iki ülke arasında sempatiyi arttıracak bir kültür köprüsü kurulamaz mıydı

Futbol dışında bir şey düşünemez olduk, galiba tablo onu gösteriyor.

PATAVAT

ABD Başkanı Donald Trump'a yakıştırılan sıfatlardan biri de "patavatsız"...

Nerede, ne söyleyeceğini, lafın nereye gideceğini bilemiyor...

Örneğin Paskalya konuşmasında sözü Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a getiriyor:

"Karısı ona son derece kötü davranıyor, hâlâ çenesine aldığı sağ kroşenin etkisinden kurtulmaya çalışıyor." diyor.

Diplomatik ilişkilerde insanların karısından, kızından, özel hayatından söz edilmez.

Ancak patavatsız başkan bunlara aldırmıyor.

Macron'a cevabı sorulunca:

- Seviyesiz, diyor, cevap vermeye değmez...

Bu da ağır bir cevap...

Patavatsız, demiştik.

Bu da ilginç bir sözcük...Günlük konuşmalarda ve edebiyatta "patavat" ya da "patavatlı" diye bir sözcük kullanılmaz. Halk arasında çok ender "terbiyeli, ahlaklı" anlamında kullanılır.

Ama "patavatsız" sık kullanılır.