Taksim Meydanı'na uzun zamandır çıkmamıştım... Bir tesadüf çıktım,TheMarmara Oteli'nin altındaki kafeye oturdum... Önümde meydan uzanıyor. Meydan dediğim Batı şehirlerinde gördüğümüz meydanlara benzemiyor. Bir ucunda AKM diğer ucunda Taksim Camisi, arada adeta sıkışmış gibi duran Cumhuriyet Anıtı... Onlar dışında baştan başabeton düzlükten ibaret bir alan. Adeta kay kay pisti. Üzerinde ne bir heykel var ne karakteristik başka bir yapı. Sadece banka ATM'leri ve metro girişi...
Cumhuriyet Anıtı'nın çevresi polis barikatıyla çevrilmiş. Yanına yaklaşmak ya da önünde resim çektirmek mümkün değil. Anıt adeta hapiste.
Meydanın bir köşesine ağaç dikilmiş, küçük bir koru oluşturulmuş. Batı şehirlerindeki meydanlarda ağaç, çiçek, çalı gibi yeşillikler yoktur. Sadece taş güzelliği vardır. Burası o yönden de farklı...
Karşıdan bakınca merdivenlerin üzerinde polis araçları ve gelişigüzel park etmiş otomobiller görünüyor. Bu meydanla ilgisiz görüntüyü perdelemeye de gerek görmemişler.
İstanbul'un iki güzide meydanı vardı... Taksim ve Beyazıt... Beyazıt Meydanı Demokrat Parti yıllarında yap boz sistemiyle meydanlıktan çıkarıldı. Taksim Meydanı da bugün bu halde.
Meydan, şehrin en civcivli, en renkli alanı, hayat merkeziydi bir zamanlar.
Taksim demek İstanbul demekti.
Artık sadece geçmişin karanlık anılarını taşıyan boş bir alan.
YÜZ YIL
Çerçeve yasanın Meclis'te görüşülmesi sürecinde DEM Parti Eş Başkanları TuncerBakırhanve TülayHatimoğullarıkonuşmalarında sık sık Cumhuriyet›ten:
"Yüz yıllık mesele"
"Yüz yıllık zincir"
"Yüz yıllık kısır döngü"
"Yüz yıllık ezber"
"Yüz yıllık yara" diye söz ediyorlar.
Halkımız aynı yüz yılı bir onurlu kuruluş, aydınlanma, uluslaşma olarak görür.
Cumhuriyet rejimi ulusal varlığın temelidir.
İnsanımız susuyorsa onları ciddiye almadığı veya muhatap kabul etmediği içindir.
Yanlış anlaşılmamalı...
YÜCECAN
Büyük ustaCan Yücel'ikaybının 19. yılında anıyoruz...
Gazeteler anma gününde uyarıyor:
"Can Yücel'in olmayan sahte şiirlere dikkat"diyorlar...
Ona ait olmayan 30'u aşkın şiir dolaşıyor internette...
Vatandaş beğendiği kimi şiirleri ona atfediyor...
Bu sahte şiirlerden biri ders kitaplarına bile alınmış...
Mesela şu:
"Sevdiğin kadardır ömrün...
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi
Sevdiğin kadar sevileceksin."
Can Baba'nın sahte olmayan şiiri mi
Mesela,"Sizmog- rafi":
"Dünya öküzün boynuzları üstünde dururmuş,
Her kıpırdayışında öküz, deprem olurmuş...
Oysa dünya, halkların omzu üstünde durur
Kıpırdasın da gör!"
İHA

15