Mahpushane nasıl bir yerdir. Uzun zaman yatanlar nasıl ruh halleri içine girerler
Bir hapishane mektubu okuyoruz...
"Dışarıda bir sineği özlemek gelmez kimsenin aklına. Ama burada sinekler de özlenir. Birkaç gün önce kuşluk vakti pencereye bakan yatağıma oturmuş, dizimdeki çizgili deftere yeni romanımı yazıyordum. Gözüm bir an pencereye ilişti. Pencerede gençten bir sinek geziniyordu. Hasretle beklediğim bir misafir gelmiş gibi kalbim sevinçle attı. 'Hey...' dedim ona sitemle, 'Nerelerdeydin şimdiye kadar Hoş geldin.' Beni duymadı, tasasız yolculuğuna devam etti.
Dikenli bir tele takılan bir ipliğin ya da bir gazete parçasının rüzgârda sallanması dışarıda kimsenin dikkatini çekmez. Ama rüzgârda değişik figürlerle dans eden bir iplik ya da bir kâğıt parçası F Tipinde büyük bir zenginliktir. Mahpus, hareket eden bir şey görmenin heyecanıyla durup o nefes kesen dansı uzun uzun seyreder.
Birkaç elma ve limon çekirdeği koydum pencerenin önündeki su dolu şişeye. Bakalım yeşerecekler mi Ümitle bekleyeceğim.
Bizi sevenler rahat olsunlar. Bu mezarlıkta büyük aşklar yaşıyoruz firavunlara inat."
★★★
Bu mektup arşivi karıştırırken gözüme çarptı.
Mektubu 2012 yılında yattığı mahpushaneden siyasetçi ve yazar Mahmut Alınak göndermişti.
Hapishanelerde gün sayanlar her zaman benzer duygular içindedir.
Farklı dünyaların farklı duyguları vardır.
CUMALAR
Cuma günü Müslümanlar için toplu namaz günüdür. Camiler dolar taşar. Cemaat en çok cuma namazlarına itibar eder.
Cumhuriyet öncesinde cuma namazları sadece büyük şehirler ve kasabalardaki büyük camilerde kılınır, köylerde kılınmazdı.
Köylerde yaşayanlar cuma namazı için hafta sonlarında kasaba ve şehirlere inerdi. Cuma'yı köylere farz yapan kişi Atatürk oldu.
Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 1933 yılındaki 190 sayılı kararıyla cuma namazının köylülere de farz olduğu ilan edildi.
Bugün köylerde de cuma namazı kılınır.
Bu arada Cumhuriyet öncesinde hutbeler de Arapça okunurdu.
Ezanla birlikte hutbeler de Türkçeleştirildi.
Demokrat Parti iktidarında ezan tekrar Arapça okunmaya başlandı. Ancak hutbelerin tekrar Arapça okunması talebini kimse ağzına almadı. Özetle hutbelerin anlaşılır olmasını sağlayan da Atatürk'tür.
Halkın dinini aracıya gerek duymadan anlaması için çok çabaladı Atatürk. O yüzden onlarca aforoz edilmiştir.
DON
Savaşta en zor olan çıkış kapısını bulmaktır.
Donald Trump o kapıyı arıyor.
Bulamıyor.
İran bütün kapıları kapatıyor.
ABD maçı berabere bitirmeye razı.
İran kabul etmiyor.
Tarzan o yüzden ne diyeceğini bilemiyor.
REKOR
Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni;
- Maaşı daha eline geçmeden kaynağında vergisi kesilen,
- 20 dal sigaranın 16 dalını vergi olarak ödeyen,
- Bir araba kendine iki araba devlete alan,
- Cep telefonuna 4 ayrı vergi veren,
- İşsizlik maaşından bile damga vergisi tahsil edilen,

3