"Terörsüz Türkiye Komisyonu"nun nihai raporu doğal olarak tartışmaları da beraberinde getirdi.
Raporda şöyle bir cümle var:
" Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye'nin iç kalesini tahkim ederek bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkân ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türklerin, Kürtlerin, Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, plânlarını etkisiz hale getirecek bir dönemi başlatacaktır..."
Tarihçi Profesör Yusuf Halaçoğlu cümleyi şöyle değerlendiriyor:
"Aslında çok masum gibi görünen bu cümleden herkesi kapsayan vatandaşlık tanımını etnisiteye indirgeyen bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Zira bugüne kadar 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, din, dil, ırk, mezhep ayırt edilmeksizin Türk denir' sözü ile seçimlerde kimse adayların etnisitesine bakarak oy vermemişken, artık seçimlerde, kişilerin etnisitelerine göre oy verilir hale gelecektir. Bu da toplumun ayrışmasına sebep olacaktır. Bu tür anlayış Osmanlı'da Islahat Fermanı'nda denenmiş ve birleştirme yerine toplumu iyice ayrıştırmıştır."
Unutmayalım; Bu rapor yasal ve anayasal değişikliklere yönelik bir hazırlık raporudur.
İmzacı partileri belli ölçüde bağlayacaktır.
BEKTAŞİ
Bektaşi'ye Ramazan sonuna doğru sormuşlar:
- Bak Ramazan geldi geçiyor sen hala neden oruç tutmuyorsun
- Ramazan gider gene gelir, demiş, ama ben bir gidersem bir daha gelmem, o yüzden tutmuyorum
Benzetme uyar mı bilemeyiz.
Ama laiklik de öyledir
Bir kez gitti mi bir daha gelmez.
Laiklik karşıtları gücü eline geçirdi mi laikliğe hayat hakkı tanımaz.
İnanmayan etrafına baksın...
AŞK
Hafta sonu biraz neşe...
Genç kız annesine sorar:
- Anne aşk nasıl bir şey
- Aşk mı Şey... Aşk şöyle bir şeydir kızım... Hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, arkadaş olursun, seni Venedik'e götürür, Avrupa'yı gezdirir, dönüşte sana güzel mücevherler alır, bir otomobil hediye eder, mutluluktan uçarsın, işte aşk böyle bir şeydir kızım...
- Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük... Bunlar yok mu
- Ha onlar mı Kızım onlar meteliksiz solcuların uydurduğu şeylerdir, aldırma...
MEGALİ
Uzaktan bakınca Yunanistan halkının oldukça mutlu ve huzurlu olduğu izlenimi uyanıyor. Arkasını AB'ye dayamış, az çalışan, çok eğlenen, güzel yiyip içen bir halk gibi görünüyorlar. Yunan adalarını gezmeye gidenler de yiyip için bu izlenimlerle yurda dönüyor.

3