Milliyet'te ilk köşe yazımız 26 Ocak 1986 günü yayınlanmıştı. Böylece bu gazetedeki kalem işçiliğinde 40 yıl tamamlanmış oluyor...
Öncesinde 4 yıl Güneş Gazetesi, 8 yıl Günaydın, 5 yıl TRT emekçiliği var… İlginçtir gazeteciliğe de tam 60 yıl önce, 1966 yılında TRT haber merkezinde başlamıştım. Zamana yetişebilmek çabası ve hayaliyle akıp gitti koca yıllar.
Gazete köşeleri uzun süre çeşitli desteklerle ayakta kalabilir. Bu sütunun desteği yıllar boyunca okuyucuları oldu. Bunca yıl bize onların uyarıları, teşvikleri, beğenileri, eleştirileri yol gösterdi. Biz bu sütunlarda onların sesi olmaya özen gösterdik, onlar bize soluk verdi. Biz onlara güvendik, onlar bize...
Yarışı birlikte sürdürdük.
Amacımız dün neyse bugün odur; Okura aydınlatıcı bilgiler vermek, okuma zevkini kamçılamak, biraz güldürmek, biraz düşündürmek...
Demokrat, laik, çağdaş, bilimsel çizgide okurla birlikte ilerlemek.
Ve her koşulda... Halkın ve ulusun çıkarlarını savunmak...
Bu sütunun ilke ve görevleri böyle öncelendi.
40 yıldır bu ilkelerden sapmadık.
Daha mutlu, daha aydınlık bir ülke özlemiyle çalıştık.
Yazdığımız yaklaşık 9 bin köşe yazısı 40 yılın özetidir.
Sürçü lisan ettikse affola...
Bu süreçte bize destek olan okurlarla birlikte tüm Milliyet yöneticilerine ve başta Ercan Akyol olmak üzere sütuna katkıda bulunan tüm arkadaşlarıma ve yıllardır kahrımı çeken aileme teşekkürü borç bilirim.
Daha iyi günlerin özlemiyle…
ÇİN DEVRİ
İki süper güç, ABD ile Çin arasında amansız rekabet ayrı kulvarlarda sürüyor.
ABD askeri gücüne güveniyor. Dünyanın dört bir yanında askeri üsleri, bu üslerde uçakları, füzeleri, nükleer başlıkları var. Varlığını savaş ve tehdit ile sürdürüyor. Kendisini dünyaya saldığı korkuyla ayakta tutuyor.
Çin ise Vietnam'dan bu yana 47 yıldır savaşa girmedi. Ekonomisini üretim, teknoloji, sanayi ve diplomasi ile büyütüyor. Zaman Çin'in lehine işliyor. ABD giderek geride kalıyor.
Yarıştan kopmanın endişesi içindeki ABD, Trump yönetimi ile birlikte biraz daha hırçınlaştı. Ne var ki bu hırçınlık da ters tepti. Dostlarını tek tek kaybediyor. Dünya ülkeleri Çin'in yanına doğru kayıyor. ABD'nin borusu artık eskisi kadar ötmüyor.
Türkiye bu gerçeklere göre manevralanmak... Üretim, ticaret ve diplomasi çağına ayak uydurmak zorunda. Eski bir İtalyan filmi vardı: "La Cina e vicina", yani "Çin Yakındır"... Bugünün sloganı oldu…
MUMLAR
Bu hafta özlemle anılan Uğur Mumcu'nun yazılarından satırlar:
- Çağdaş demokrasilerde düşünce suçuna rastlanmaz. Zararlı düşünce, tehlikeli düşünce yoktur. Doğru düşünce, yanlış düşünce vardır. Düşüncelerin doğruluğu ya da yanlışlığı ancak özgür bir ortamda ölçülüp tartılır. (Cumhuriyet, 1977)

5