İRAN'IN STRATEJİSİ

Kanada'da çalışan Çinli Prof. Jiang Xueqin İran'ın savaş stratejisini anlatıyor:

"İranlıların Amerikan imparatorluğunu zayıflatmak ve sonunda yok etmek için planlanmış bir stratejileri var. İranlılar ne yapıyor Tüm küresel ekonomiye karşı savaş açıyorlar. Bu amaçla Körfez ülkelerini vuruyorlar."

Profesör devam ediyor:

" İran sadece Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vurmakla kalmıyor, Hürmüz'deki kritik enerji altyapısının da peşindedir"

Çinli Profesör bundan sonrasını şöyle okuyor:

- Ve sonunda Hürmüz'deki su arıtma tesislerinin peşine düşecekler. Bu, körfez ülkelerinin can damarı, çünkü temiz su kaynakları yok. Hürmüz su arıtma tesisi Körfez ülkelerinin su kaynağının yüzde 60'ını sağlar. Bu arada bir dron, Suudi Arabistan başkenti Riyad'daki tesisleri ortadan kaldırırsa suları iki hafta içinde biter.

Sadece su mu Hayır...

Körfez ülkeleri gıdalarının yüzde 90'ını Hürmüz'den alıyor.

İran, Hürmüz'ü kapatarak Körfez ülkelerinde açlık tehlikesi de yaratabilir.

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Kuveyt ve Katar küçük ülkelerdir ama Amerikan ekonomisinin temel taşlarıdır.

Muazzam petrol gelirlerini borsa yatırımlarıyla Amerikan ekonomisine yatırırlar.

ABD'ye yatırımların çoğu Körfez ülkelerinden gelir.

Körfez ekonomisi batarsa ABD de batar...

Çinli profesörün öngörüleri pek de temelsiz görünmüyor. İran ayakta kalmayı başarırsa dengeleri lehine çevirebilir.

LEBENİYE

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un Meclis üyelerine verdiği iftar davetinin menüsü şöyleydi:

"Lebeniye çorbası, iftar tabağı (bal, kaymak, hurma, gün kurusu, badem, ceviz, beyaz peynir, eski kaşar, pastırma, domates, salatalık, çiğ köfte, siyah ve yeşil zeytin), keşkek yatağında dana antrikot,

karamelize soğanlı avokado favalı enginar,

içli köfte ve sebzeli çıtır börek,

çilekli file bademli narlı yeşil salata...

Tatlı olarak fındıklı narlı güllaç,

İçecek olarak zencefilli sumak şerbeti"...

Oruç neden tutulur Açları anlamak ve nefsi terbiye için... Seçilen menü bu amaca uygun mu

Gelenek deniyor. İslami kültürde iftarı kim verirse ona sevap yazılacağı düşünülür, o yüzden Osmanlı'da paşalar veya yüksek memurlar verdikleri iftarın parasını cebinden öderdi.

Meclis bütçesinden yani milletin cebinden verilen iftar ziyafeti pek geleneklere de uymuyor.