Miraç , Mertcan ve Hüseyin, uzun süredir arkadaşlık eden Bursalı üç işsiz gençtir...
Hüseyin (23) bir ara hırsızlıktan hapse girmiştir.
O hapisteyken Mertcan (24) bir ara Miraç'ın (27) motosikletini almış, sürat yapayım derken kaza yapmıştır.
Miraç, Mertcan'ın verdiği hasarı ödemesini istemektedir
Mertcan parayı ödemediği gibi bir punduna getirip Miraç'ın tabancasını çalmıştır.
O ara Hüseyin hapisten izinli çıkmıştır.
Miraç bir ara Mertcan'la Hüseyin'in uzak bir semtte akşam gezintisi yaptığını öğrenince motosikletine atlayıp oraya gitmiş, ikili yürürken Mertcan'a bir el ateş etmiştir.
Ancak kurşun Mertcan'ı değil onun yanındaki Hüseyin'i vurmuştur
Hapisten izinli çıkan, husumetle ilgisiz Hüseyin (23) götürüldüğü hastanede can vermiştir.
Mahkeme Miraç'ı 30 yıl hapis cezasına çarptırmıştır.
Hüseyin toprağa verilmiştir.
Bu hikâye gazetelerde aynen yer aldı.
Neler ve kimler var bu senaryonun içinde...
Boşta gezen avare gençler... Kolayca temin edilen ruhsatsız tabancalar... Üç beş kuruş için tetiklerin çekilmesi, kurşunların ilgisiz bir genci bulması, ötekinin hapsi boylaması, çocuklarının iş güç sahibi olup ev geçindirmesini beklerken onları kaybeden, hayatı kararan aileler...
Dram içinde dram...
Bu durumda sayısız genç ve sayısız aile var yurdumuzda.
Geleceği emanet ettiğimiz gençlik herhalde bu değildir...
KAMER GENÇ
Tunceli Milletvekili Kamer Genç ölümünün 10. yılında anılıyor.
Kavga insanıydı, mücadele adamıydı, inançlı, inatçı ve renkli bir siyasetçiydi.
Adeta "tek kişilik muhalefet partisi"ydi.
Cumhuriyet değerlerine ne kadar sıkı bağlı olduğunu:
"Beni Türk bayrağına sarın, Tunceli'ye gömün", vasiyetinden de anlayabilirsiniz.
Bir TV programında Sırrı Sakık, Kamer Genç'e hücum eder:
- Siz Atatürk'ü savunarak soykırıma uğrayan Dersimli Kürtlere ihanet ediyorsunuz.
Kamer Genç güler:
- O kullandığınız cümlede birkaç tane büyük yalan var.
S.Sakık: Ne imiş o
K.Genç: Birincisi Dersim bir ilin değil bölgenin adıdır ve benim ilim Cumhuriyet ile beraber Tunceli olmuştur.
İkinci husus Dersim'de olanlar soykırım değil yeni kurulan bir devletin başkaldıranlara karşı önlem almasıdır. Bir başka yanlışınız ise Tunceli asla Kürt değildir. Biz Hazar kökenliyiz. Dilimiz de sizden farklı yani ne Kırmançi ne de Zazaca konuşuyoruz.
S.Sakık: Seyid Rıza'ya ne diyeceksin
K.Genç : İngilizlerin oyununa gelmiştir. Tuncelililerin o dönem önderi, Atatürk'ün yoldaşı olan Diyap Ağa'dır... O yıllarda Şeyh Said ve Seyid Rıza'yı kullananlar şimdi PKK'yı kullanıyor.
Kamer Bey'in şu sözü de alkışlanacak güzelliktedir:
- Ben Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde okuyup milletvekili oldum. Cumhuriyet olmasa kuldum.
UĞUR MUMCU

4