HAKEM RAKI İÇER Mİ

Tribündeki bıçkın hakemin kararını beğenmemiş, davudi sesiyle bağırıyor:

- Ulan hakeeem buraya ne içtin de geldin

Her maçta bunlara benzer sesler duyabilirsiniz

Peki biz de soralım:

Hakemler, maça çıkmadan içki içer mi

Sahaya içki içip de çıkan hakem var mıdır

Cevaba inanmayacaksınız ama:

- Evet sahaya sarhoş çıkan hakem olmuştur...

Öyküsüne gelince...

Kerim Yanık'ın "Tekel'di Özel Oldu" kitabından aktaralım...

İzmir İçki Fabrikasının işçileri vakti zamanında iki takım kurmuşlar, biri Rakıspor diğeri Şarapspor adını almış, yılda bir kez aralarında maç yapmakta, eğlenmekteydiler. Bu takımların oyuncuları maçtan önce alkol alıyor, hakeme de içiriyorlardı. Seyirciler de saha kenarında çilingir sofralarını kuruyor, hem izleyenler hem oynayanlar alabildiğine eğleniyordu. Gazetelerde: "Meşin top bile sarhoş oldu" biçiminde haberler çıkıyordu. Fabrikanın içinde düzenlenen, dışarıya açık olmayan 50 yıllık bu gelenek, 2001 yılında valilikçe yasaklandı.

Bazılarına böyle gelenekleri, böyle eğlenceleri anlatamazsınız...

Onlar hayata tek boyutlu bakan kişilerdir, anlamak yerine yasak koymak kolaylarına gider.

SULANMA

Sağlık Bakanlığı'ndan 30 Mart'ta bir SMS mesajı geliyor:

"Raporunuzu yenilemek için en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanızı hatırlatır sağlıklı günler dileriz."

Mesaj kelimesi kelimesine bu kadar.

Hangi raporu yenilemek gerekiyor

Süresi biten hangi ilaçtır ve ben hangi sağlık kuruluşuna baş vuracağım

Belli değil.

Bu arada günde iki kez aldığım kan sulandırıcı hap bitmeye yüz tuttu. Aile hekimine yazdırıp eczaneye gidiyorum. Eczacı bilgisayara girip:

- Bu ilacın raporu bitmiş SGK ilacı vermiyor, diyor...

- Yok canım... Ne yapacağız

- Bir devlet hastanesine baş vurup rapor çıkartacaksınız

- İyi de hastane 15 gün sonraya randevu verir. Oysa benim o kadar süre yetecek hapım kalmamış.

- O zaman paranızla alacaksınız...

- Kaç lira

- 1476 lira...

- Nee Bir kutu yani bir aylık ilaç 1476 lira mı

- Evet tastamam öyle...

- Vay canına...

Sağlık Bakanlığı'na buradan selam yolluyoruz...

Biraz ciddiyet diyoruz...

DENİZ'LER

Deniz Gezmiş ve arkadaşları idamlarının yıldönümünde anılırken...

Tarihten bir sayfa aktaralım...

Avukatları Halit Çelenk, "Anılar" adlı kitabında anlatıyor...

"İnfazlardan önce dönemin başbakanı Nihat Erim, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla ilgili bir açıklama yaparak onların pişmanlık getirmelerini istemiş ve bunu yaparlarsa gerekenin yapılacağını söylemiştir. Bu açıklama üzerine Deniz Gezmiş ve arkadaşları benimle görüşmek istemişler ve cezaevinde bana, başbakanın böyle bir açıklama yaptığını, bu açıklamayı kabul etmediklerini, önerinin maksatlı olduğunu, eylemlerinden pişman olmadıklarını söylemişler ve kendi adlarına hiç kimsenin pişmanlık doğrultusunda bir açıklama yapmamasını; anne, baba ve yakınlarının da böyle bir istekte bulunmamalarını istemişlerdi."