Etimesgut Ankara'nın eski havaalanı idi. 1933'te işletmeye açıldı. Esenboğa'nın hizmete açıldığı 1955 yılına kadar kullanıldı.
Son aylarda genişletilerek devlet başkanlarına ve özel uçuşlara açıldı.
Şu sırada Donald Trump ve öteki NATO konuklarını bekliyor.
Etimesgut'un Ankaralıların anılarında ayrı yeri vardır.
Gazeteci Orhan Karaveli "Bir Ankara Ailesinin Öyküsü" adlı kitabında anlatır...
Yıl 1934... Orhan Karaveli 4 yaşındadır. Abisi ve ablası 7 ve 9 yaşında... Babaları bir gün neşeyle bağırır:
"Haydi gidiyoruz", "Nereye" "Uçmaya..."
Devlet Hava Yolları bir yıl önce kurulmuş, 5 adet pırpır uçakla yolcu taşımaya başlamıştır. Ancak halk uçağa binmeye korkmaktadır. Atatürk, halkın korkusunu gidermek üzere bir yöntem düşünür. Etimesgut Havaalanından küçük uçaklar kaldırılmakta, yurttaşları başkent üzerinde gezdirmektedir. Yarım saat süren bu yolculukta insanlar hem Ankara'yı havadan görmekte, hem uçak yolculuğuna alışmaktadır. Anne, baba ve üç kardeşten oluşan Karaveli ailesi, uçmak üzere Etimesgut'un yolunu tutarlar... Adam başı 2,5 lira verip kuyruğa girer, uçağa binerek yerlerini alırlar. AT9 tipi 10 kişilik bir uçaktır bu. Önden tek pervaneli, tek kanatlı bir pırpır... Uçak Ankara üzerinde 25 dakika uçtuktan sonra geri döner, tozlu piste inerek yolcularını bırakır... Orhan Karaveli:
- Sonraki yıllarda binlerce kez uçtum ama o günkü keyfi asla almadım, diye anlatır bu ilk heyecanı...
BABALAR GÜNÜ
Babalar Günü her yıl olduğu gibi yine Haziran ayının üçüncü pazar günü kutlanacak... Çocuklar babalarına çiçek ya da hediye verecek, kimisi elini öpecek, kimisi hapishanede ziyaret edecek!
Nereden çıkmış bu babalar günü
1800'lerde Sonora Loise Smart adlı bir kız çocuğu , annesinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyüten Amerikan iç savaş gazisi babası William Jackson Smart (1842-1919) için, anneler günü gibi babalar gününün de olması gerektiğini düşünmüş. Bunun için babasının doğum günü olan 5 Haziran'ın "Babalar Günü" olarak ilan edilmesini önermiş.
Yıllar içinde kutlama tarihi değişmiş Haziran ayının üçüncü pazarına alınmış...
Görüldüğü gibi 'Babalar Günü' çocukları için fedakarlık yapan babalar için oluşturulmuş...
Her baba, o gün "Ben çocuklarım için üzerime düşen görevi yaptım mı" diye düşünmelidir... Babalar Günü işte onu düşünmenin günüdür... Biraz itiraf zamanı yani!
GAZETECİ
Birgün Yazarı Timur Soykan'ın bir yazısından dolayı 9 yıl hapsi istenmiş..
Birkaç satır yazı karşılığı 9 yıl ömür!
Gazetecinin kaderi değişmiyor...
Mesela...
1945 yılında yazılarından dolayı yargılanan ve bir süre hapis yatan gazeteci Sabiha Sertel, TAN gazetesindeki son yazısında İnönü hükümetine seslenerek şöyle demektedir:
"Demokratik bir memlekette tartışma tabii bir haldir. Sevildiğinden emin olan bir parti buna karşı tedbir almaya lüzum görmez.
Yapılan yayınlar eğer halkın isteklerini dile getiriyorsa etki eder. Eğer halkın düşüncelerine ve menfaatlerine aykırı ise zaten kendi kendine erir gider.
Siz gazetelerden değil halktan korkunuz..."
SÖZ

13