BLÖFÇÜ

Trump, Netanyahu'ya neden boyun eğdi: saf mı, yoksa şantaj mı? ABD'nin dünya sahnesindeki itibarı bir poker oyuncu liderle çöktü.

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Trump'ın Netanyahu'nun İran'a saldırı talebini kabul etmesinin ABD'nin küresel nüfuzunu zayıflattığını iddia ediyor. Bu kararın ardında basit siyasi hata mı yoksa derin bir tehdit söz konusu mu olduğunu sorgulamakla, okuyucuya Trump yönetiminin dış politika karar mekanizmasının tutarlılığını sorgulatıyor.

ABD eski Dışişleri Bakanı John Kerry diyor ki:

"Netanyahu ile çok sayıda görüşmenin içinde oldum. Bizi İran'ı vurmamız için ikna etmek istedi. Hem Ortadoğu hem dünyada kartlar o yüzden yeniden dağıtılacak.

Başkan Obama'ya geldi ve saldırmamız için bir sunum yaptı; Başkan Obama reddetti.

Başkan Biden reddetti. Başkan Bush reddetti. Buna razı olan tek başkan ise, açıkça görüldüğü üzere Başkan Trump oldu."

Trump, Netanyahu'ya neden teslim olmuş

Çok saf veya ahmak olduğundan mı

Yoksa Epstein dosyaları üzerinden şantaja uğradığından mı

Orası belli değil...

Ancak Netanyahu'nun sözüne uymakla hem kendisinin hem ABD'nin karizmasını fena halde çizdirdi.

ABD dünyanın gözünde artık gerçekten kağıttan kaplandır.

Lideri de bir sözü bir sözünü tutmayan, istikrarsız, tutarsız, blöfçü bir poker oyuncusu...

Artık hem bölgede hem dünyada kartlar yeniden dağıtılıyor. Kendimize yeni bir yer tayini yapmamız zorunluk kazanıyor.

ÖLÇÜ VE AYAR

Ekrem İmamoğlu söz aldığı İBB Davası'nda "savcılık makamının bir suç örgütü olduğunu" söyleyince Savcı Bey de kendisine yanıt olarak sert çıktı:

"İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" dedi.

Sanığın eleştirisi ağırdı. Savcının yanıtı aynı zamanda tehdit içeriyordu.

Sanık hakime sordu:

"Ben Savcı Bey'in sözlerini tehdit olarak algılıyorum. Bu tehdidin kapsamı nedir Can güvenliğim mi, mal güvenliğim mi, özgürlüğüm mü, ailem mi Sayın Başkan, ben şu anda burada yargılanıyorum ve sizin sorumluluğunuz altındayım. Bu nedenle bu tehdit karşısında bir tedbir alınıp alınmadığını bilmek istiyorum."

Mahkeme Başkanı'nın verdiği yanıt kısa ve netti:

"Bir tedbir alınmadı."

Mahkeme heyeti, savcının sözlerini tehdit olarak değerlendirmedi.

★★★

Savcılık makamı zaman içinde çeşitli şekillerde değerlendirildi.

Çeşitli yorumlara konu oldu.

Savcı Cumhuriyet'in koruyucusu, güçsüzlerin destekçisidir.

Atatürk, 9 Ekim 1925 tarihinde cumhuriyet savcılarına hitaben şöyle konuşur:

"Türkiye Cumhuriyetinde kimsesiz birey yoktur... En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcılarıdır. Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarında her an haklarını aramakla görevli Cumhuriyet Savcıları bulunduğunu asla unutmamaları gerekir. Zayıf ama haklı olanların en güçlü durumda olmaları, adliyemizin ülküsüdür."

OKUL İŞLETMESİ

Kadıköy Moda'daki Meslek Lisesi'nin caddeye bakan tarafına birkaç yıl önce küçük bir kulübe kondu.

Bu kulübede okulun fırınında pişirilen ekmekler satılmaya başlandı.

Çeşit çeşit ekmekler...

Tam buğday, sarı buğday, çavdar, mısır, tost ekmeği, zeytinli ekmek, cevizli ekmek vb...

Okulun ürünleri semt sakinlerince beğenildi.

Üretim ve tüketim hızla arttı.

Civarda bir ekmek atelyesi vardı.

Onun işleri bozuldu. Kapatmak zorunda kaldı.

Çünkü okulun ekmekleri çok daha ucuz ve lezzetli idi.

Ucuzdu çünkü elektrik, su, kira, eleman maaşı ödemiyorlardı.