BİZİM CHURCHİLL

Yaklaşık 500 sayfalık hacimli bir kitap... Başlığı, "Mutlak Butlan"... Siyasal iletişimci Bülent Gürsoy kaleme almış... Kitap, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına tekrar geliş sürecini anlatırken, onunla ilgili eleştirileri sorular haline getirerek cevaplarını alıyor.

Kemal Bey 78 olan yaşının sık sık onu linç etmek için gündeme getirildiğini iddia ediyor.

Winston Churchill'in başbakanlık görevine 77 yaşında geldiğini, Fidel Castro'nun 86 yaşına kadar Küba'yı yönettiğini anımsatıyor.

CHP Lideri özellikle Cumhuriyet Gazetesi'ndeki eleştirileri çok ilginç bulduğunu anlatarak diyor ki:

"Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun 91 yaşında ve vakfı yönetiyor. Alev Bey'e ağzını açamayan Cumhuriyet gazetesi yönetimi ve yazarları portallarında ve sosyal medya alanlarında benim 78 olan yaşım üzerinden (hem de 80 diye yazarak) algı yaratmaya çalışıyorlar."

Biz bu arada Kemal Bey'e Cumhuriyet yazarı Oktay Ekşi'nin de 93 yaşında olduğunu anımsatalım... Bendeniz de üzerinize afiyet 84 yaşımı buldum.

Kemal Bey bizlerin yanında adeta çocuk sayılır!

Ancak Alev Bey'in ve bizim bir farkımız var...

Biz Türkiye'yi yönetmeye talip değiliz.

Bu arada o güzel ata sözünü anımsamamak da olmaz:

"Akıl yaşta değil baştadır!"

DEDEKTÖR

Okulların ilk gün haberlerinde bazı okul kapılarında minik öğrencilerin dedektörle arandığı bildirildi.

El dedektörüyle hem üstleri hem çantaları aranıyordu...

Acaba uygulama pedagojik olarak doğru mu

Pek değil, diyor uzmanlar...

Sebebi:

- Metal dedektörü ve yoğun güvenlik uygulamaları bazı öğrencileri rahatlatırken, bazı çocuklarda tam tersine "Demek ki okulum tehlikeli bir yer" algısını güçlendirir. Çocuk zamanla okulu öğrenme ve arkadaşlık ortamından çok, tehlike ihtimali bulunan ve sürekli kontrol altında tutulduğu bir yer olarak algılayabilir.

Güvenlik uzmanları kapılara konulacak sabit basit dedektörlerin daha uygun olacağı kanısında.

Sabit dedektörden herkesin sessizce geçmesi ile çocuğun tek tek durdurulup aranması aynı şey değil, deniyor. Uzmanlara göre, ikincisi, özellikle beden temasıyla yapılıyorsa, küçük çocuk açısından çok daha ağır bir uygulamadır.

AYRAN

İyi Parti Milletvekili Uğur Poyraz okul müdürlerine çağrı yapıyor, şöyle diyor:

"Bütün okullarda 17 milyon öğrencimiz 5 TL'ye ayran içip 10 TL'ye tost yiyebilmeli, tıpkı Meclis'teki gibi"

Çağrı güzel... Güzel de bunun okul müdürlerine değil Milli Eğitim Bakanlığı'na yapılması lazım... Okul müdürleri kantincilere söz geçirecek konumda değil ki...

KALECİ

Erman Toroğlu maç sonu yorumlarında ayrıntılara değiniyor. Bazıları çok ince... Mesela...

Kaleciler maç içinde terlerini silmek için yanlarına küçük bir havlu alır, bunu kale ağlarına asarlar. Erman Toroğlu diyor ki:

- Kaleciler havluyu yan ağlara asıyor, rakip futbolcular havluya bakarak şut atıyor, o zaman kaleci kolay avlanıyor... Benden tavsiye, havluyu yan ağlara asmasınlar...

İlk bakışta saçma bir tavsiye gibi görünüyor.

Oysa pek değil.