ADALET KULESİ

İstanbul'un siluetinde simge olmuş üç kuleyi hemen herkes bilir; Galata Kulesi, Beyazıt Kulesi, Kız Kulesi... Bir de dördüncü kule vardır ki adı daha az bilinir: Adalet Kulesi...

Bu kule, Topkapı Sarayı'nın en yüksek noktasıdır.

Tek katlı Saray İstanbul'un her yanından görünmüyorsa da o kuleyi nereden baksanız görmeniz mümkündür.

Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilmiştir...

Kulenin Osmanlı Sultanının adaletini sembolize etmesi ve uzaktan bakıldığında herkesçe görülmesi istenmiştir.

Divan- ı Hümayun, yani zamanın 'bakanlar kurulu' bu kubbenin altında toplanır, en önemli kararlar bu kulenin altında alınırdı.

Kulenin giriş kapısının üzerindeki kitabede şu yazı okunur:

"Padişahın bir gün adaletli davranması yetmiş sene nafile ibadetten daha hayırlıdır"

Osmanlı padişahının kendi kendine ... Veya birilerinin Osmanlı padişahına böyle bir hatırlatmada bulunması önemlidir.

Padişahlar bu nasihate uymuş mudur Ne kadar uymuştur

Ayrıca padişahların adalet anlayışı kulların beklediği adalet anlayışına uygun mudur

Bunları tarihe bırakalım.

Neticede...

Adalet Kulesi İstanbul'un her yanından görünür şekilde orada durup duruyor. Kule, 500 yıldır adaleti bu ülkeye hatırlatması için oradadır...

YUU ÇEKER

Aziz Nesin 1948 yılında "Azizname" adlı bir taşlama kitabı yayınlamıştı. Kitabın ilk sayfasında şu dörtlük vardı:

"Zannetme ki her daim bişekçesine

Siz her anırdıkça huu çeker millet

Alkış beklerken siz eşşekçesine

Verir hakkınızı yuu çeker millet"

Zamanın hızlı savcısı Hicabi Dinç, bu satırların iktidarı hedef aldığı gerekçesiyle kitabı toplatır, Aziz Nesin hakkında yakalama kararı çıkartır. Aziz Nesin ancak 6 ay sonra yakalanır. Ve bu taşlama yüzünden 4 ay hapis yatırılır. Sonunda beraat eder. Suçsuz yere yattığı günler de yanına kâr! kalır.

Diyeceğimiz o ki... İktidarlar hassastır... Biraz da suçluluk duygusundan olsa gerek, her eleştiriyi üzerlerine alırlar. Aydınları hapse atar, hapis yoluyla terbiye etmeye çalışırlar. Ne var ki okur yazar takımının hapse atılmasıyla ne ekonomi düzelir, ne kaybolan itibar yerine gelir, tersine aşağı düşüş hızlanır.

VİCDAN

Gazetecilik ve yayıncılıkta kuraldır... Bir konuda kişiyi suçlayıcı yayın yapmışsanız onun suçlamalara karşı savunmasını da aynı genişlikte vermelisiniz. Suçlamalara verdiği cevapları açıkça yansıtmalısınız. Şu sırada sürmekte olan davalara bakıyoruz. Kimi gazeteler şüpheli ve sanıklar hakkında iddiaları köpürterek çarşaf çarşaf verirken, savunmaları bir iki paragrafla geçiştiriyor. Ya da tamamen görmezden geliyor.