Trump'tan neden nefret ediyorlarsa PKK'yı o yüzden seviyorlar - MELİH ALTINOK

ABD eski Özel Kuvvetler Komutanı Raymond Thomas'ın, "Meşruiyet kazanmaları için isimlerini değiştirmelerini söyledik, SDG adını seçtiler" dediği YPG'nin askeri gücüne dair yıllarca süren spekülasyonlar yapıldı.
Gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında YPG'nin 100 bin kişilik bir orduya sahip olduğu söylenip duruyordu.
Oysa Halep'ten yola çıkan Suriye ordusu, YPG'yi birkaç gün içinde Türkiye-Irak sınırına kadar süpürdüğünde gerçek tablo ortaya çıktı. MİT Müsteşarı İbrahim Kalın'ın verdiği yaklaşık 7 bin kişilik rakam, sahadaki manzarayla birebir örtüştü.
Trump'ın şu sözleri ise "100 bin kişilik ordu besliyoruz" yalanıyla Obama'dan Biden'a, Demokratların yönettiği ABD'yi dolandıran YPG'nin halinin en net fotoğrafıydı:
"Anlayasınız diye söylüyorum; Kürtlere muazzam miktarlarda para ödendi, petrol ve başka şeyler verildi. Yani bu ortaklığı bizden ziyade kendileri için yapıyorlardı."
Hadi, YPG'nin Kandil'den gelen desteğe rağmen neredeyse kurşun bile atmadan kaçmasına ağıt yakan, "PKK sizi tükürüğüyle boğar" diye tehditler savuran, "Sırtımızı YPG'ye, PYD'ye dayıyoruz" diyen DEM'li siyasilerin YPG balonunu şişirmesini normal sayalım.
Trump'ın Beyaz Saray'a oturur oturmaz USAID'yi kapatarak fonunu kestiği Ruşengillerin Cumhuriyet gazetesini, SDG'ye "YPG" dediği için kınamalarını falan da...
Peki ya YPG'nin postalanmasını şu sözlerle karşılayan Özgür Özel'in derdi ne
"Ben SDG içinde Kürtler'in 30-35 bin olduğunu biliyorum. Bunlar 100 bin sanıyormuş. 35 bin olduğunu duyunca birden sevinip 'O zaman tepeleyelim bunları' dediler. Tepelemeyelim! Niye tepeleyelim"
Ya da Türk ordusunda amirallik yapmış, hâlâ sağa sola Atatürk nutukları atan Türker Ertürk'ün, Kandil'den rol çalarcasına dile getirdiği şu yakarışın hikmeti ne:
"Kaybeden SDG'dir. SDG'de