Mekke Anlaşması'nın temeli, İsrail'in 7 Ekim'in ardından Gazze'de soykırıma başlaması ve Levant'taki işgal politikasına hız vermesi üzerine atıldı.
Süreç, Trump'la birlikte ABD'nin bölgeden çekilmeye başlamasıyla hız kazandı. Ağustos 2026'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mekke'ye giderek anlaşmayı imzalamasıyla İttifak kurumsallaştı.
Bölgede bir güvenlik açığı oluştuğu ve bu boşluğu dolduranın uzun vadede kazanacağı ortada.
Tam bu süreçte Türkiye'de bir muhalefet peydah oldu.
Özgür Özel'in Yeni Partisi'nden Yeniden Refah'a, Ümit Özdağ'dan "ılımlı İslamcısına" kadar geniş bir yelpazeden söz ediyorum.
Mezhepçisi de Namık Tan'ı da aynı argümanlarla meseleye dahil oluyor.
Kimileri ise, Azerbaycan meselesinde olduğu gibi, sadece sosyal medyada bir iki tık almak, tribünlere oynamak ve yerine gelince muhalefet de ediyorum demek için bu popülizme ortak oluyor.
Peki, aldıkları tavır son tahlilde neye hizmet ediyor
Manzara net...
Suudi Arabistan'ın ölü doğan İbrahim Anlaşmaları'na doğru iteklenmesine.
Öyle ya, Körfez'in ardından Kızıldeniz'in de İran eliyle kapatılması sonucu Suudi Arabistan'ın yegâne gelir kaynağı olan enerji ihracatı durma noktasına geldi. Bir yandan da şehirleri, havalimanları, petrol ve doğalgaz tesisleri Husiler tarafından vuruluyor.
Tek başına tüm sorunların üstesinden gelmesi mümkün olmayan Riyad'ın acilen desteğe ihtiyacı var.
Bu noktada Birinci Dünya Savaşı'ndan kalma defterleri açmak, Arap çölleri edebiyatına sarılmak, Ankara'nın Riyad'a savunma altyapısı desteği sağlamasına karşı çıkmak İsrail'in önünü açmaktan başka neye hizmet eder
Bakın İsrail basını, ABD çekilirken Türkiye'nin Mekke İttifakı'yla bölgenin savunma mimarisini şekillendirmeye çalıştığını, nüfuz alanını genişlettiğini yazıyor. İsrail hükümetine bu gelişme karşısında proaktif adımlar atmasını salık veriyor.

2