Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş cuma gecesi Serencebey yokuşundaki Başkanlık Ofisi'nde bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı.
Elbette ilk konu Kurtulmuş'un yoğun emeğiyle yürütülen "Terörsüz Türkiye" süreciydi. Röportajda öne çıkan başlıklar şunlar:
- TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu tamamlandı. Bu takvim ne zaman başlıyor ve ne olacak
- Raporun en önemli tarafı tüm partilerin uzlaşıyla ortak bir metinde buluşmuş olmalarıydı... Bundan sonra süratle yasalaşma safhası gerekiyor... Mutabakatla üzerinde durulan, "kritik eşik" meselesi var. Bu konuda yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için örgütün silahları bıraktığının ve kendini feshettiğinin devletin güvenlik birimleri tarafından tespit edilmesi bir ön şart olarak ortaya kondu. Bu çalışmalar eşzamanlı olarak da yürütülebilir ama sonuçta örgütün kendisini feshetmesi ve silahların bırakıldığının tespit edilmesi Meclis'in yapacağı bir iş değil; tabii ki güvenlik birimleri çalışmasını yapacak. Bu konuda en azından büyük oranda, bu istikamette ilerleme sağlandığına ilişkin bir karar ortaya çıkarsa ondan sonra zaten tabii ki konunun gereği olan yasal düzenlemeler yapılır.
ESKİYE DÖNEMEYİZ
- Umutsuzluğa kapıldığınız an oldu mu hiç Komisyon acaba dağılır mı diye bir düşünceniz oldu mu
- Bu iş 2009'a, 2013'e ya da önceki çalışmalara benzemez. Eğer bu iş başarısız olursa, duvar yıkılırsa, sivil siyaset bu duvarın altında kalır ve Allah korusun başarısız olduğumuz zaman 4 Ağustos 2025'tekinden daha vahim bir duruma dönüşebilir şartlar...
- Niçin böyle söylüyorsunuz
- Bölgede bu kadar çatışmanın olduğu bir ortamda bu yangına benzin dökecek çok eller var.
- Ama PKK hem Türkiye'de hem Suriye'de dağıldı bitti. Yani bunu ne (kim) körükleyecek Kürtleri mi sokağa çıkartacaklar
- Hayır, PKK bir günde oluşmadı. Dağıldı, mücadeleyle baskı altına alındı ama nihayetinde başka bir aklın, sokakları çok rahat karıştırabilecek tezgâhlar kurabileceği de aşikârdır.
KOMİSYONDA KONUŞULMADI
- Bu iş başladığı zaman çok kritik bir soru vardı. Bütün bunların hepsi Cumhurbaşkanı'nı bir kez daha seçtirmek için yapılan meselelerdir diye. Bu sürecin sonunda yeni anayasa meselesi gündeme gelir mi
- Komisyonda onlarca saat, çok derin bir emek, mesai var. Hiçbir yerinde bu konu gündeme gelmedi, böyle bir konu tartışılmadı ve hatta yeni anayasa tartışmalarından da tamamen kategorik olarak uzak duralım diye en başta ortak bir kanaat çıktı ve bu istikamette yürüdük.

3