Netanyahu'yu ABD'de nasıl bir Trump bekliyor - MELİH ALTINOK

Netanyahu yine ABD yolcusu.
Trump'ın seçilmesinden bu yana yedinci kez ABD'ye giden İsrail Başbakanı, havalimanında yaptığı açıklamada, "Bu eşi benzeri görülmemiş bir durum. Her şeyden önce İran'la yürütülen müzakereleri ele alacağız. İsrail'in pozisyonunu başkana sunacağım" dedi.
Netanyahu bu yoğun temas trafiğini "tarihi bir yakınlık" olarak pazarlıyor. Oysa tablo, Tel Aviv'in Washington'un İran politikasını doğrudan şekillendirme çabasını da açık biçimde ortaya koyuyor.
Son özel ziyaretin alelacele organize edilmesi, Netanyahu'nun İran müzakereleri konusunda ciddi bir tedirginlik yaşadığını gösteriyor. Zira Trump, dar kapsamlı bir nükleer anlaşmaya kapı aralayabileceğini ima ederken; Netanyahu, füze programı ve vekil güçleri de kapsayan daha geniş bir çerçevede ısrar ediyor. Bu fark, taraflar arasında potansiyel bir gerilime işaret ediyor.
Bu nedenle Netanyahu'nun Washington temasları, bir uyumdan ziyade Trump'ı "zayıf bir anlaşma"dan vazgeçirmeye yönelik bir baskı girişimi olarak okunmalı.
Peki Washington'da Netanyahu'yu nasıl bir Trump bekliyor
Bu soruyu, son dönemde ABD'yi ve küresel kamuoyunu sarsan Epstein skandalından bağımsız ele almak mümkün değil. Nitekim Netanyahu bile birkaç gün önce, Epstein ile İsrail arasındaki ilişkilere dair açıklama yapmak zorunda kaldı. Epstein'in eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'la ilişkisinin kişisel olduğunu, küresel çapta infial yaratan bu ismin MOSSAD'la bağlantısına dair somut bir delil bulunmadığını savundu.
Ancak Epstein'in Barak'la tanışmasından önce MOSSAD'la ilişkilendirildiğini gösteren FBI kayıtları var. Dahası Trump'ın yakın çevresinde, Epstein'in İsrail'in ABD üzerindeki nüfuzunu artırmak amacıyla kullanılan bir aparat olduğu yönündeki kanaat giderek güç kazanıyor