Birleşmiş Milletler zirvesine katılmak için ABD'ye giden Netanyahu, diğer liderler gibi New York'a inemedi. Uçağı kent merkezine 106 kilometre uzaklıkta ücradaki bir havalimanına yanaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya gelip övgüler yağdıran, bölgedeki Arap ülkelerinin temsilcileriyle de görüşen ABD Başkanı Trump kendisine randevu bile vermedi.
Netanyahu'nun BM'de soyunduğu şov da fiyaskoyla sonuçlandı.
O merkezine Türkiye'yi ve Erdoğan'ı koyduğu konuşmasını yaparken 70 ülkenin heyeti arkasını dönüp salonu terk etti. Genel kurulda İsrail'in "rehin aldığı" birkaç devletin alt düzey temsilcisine hitap etti.
İsrail basını bile bu tabloyu hezimet olarak manşetlerine taşıdı.
Elbette bu tablonun bir bedeli olacaktı.
İşte ABD'li bağımsız senatör Bernie Sanders'in dün yaptığı şu açıklama, İsrail'in karşı hamlesinin ne olduğuna dair ciddi ipuçları veriyor:
"İsrail yanlısı lobi, ABD ara seçimlerinde Netanyahu karşıtlarını engellemek için 233 milyon dolar harcamayı planladı."
Sanders, Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi'nin yalnızca Michigan eyaletindeki Demokrat Parti önseçimlerinde Mısırlı göçmen bir ailenin çocuğu olan Abdul El-Sayed'in kaybetmesi için 33 milyon dolar harcadığını söylüyor.
İsrail'in tek meselesi ABD'deki seçimler değil.
7 Ekim 2023'ten itibaren topyekûn savaşa soyunan İsrail'in, birincil tehdit olarak gördüğü Türkiye'yi çevrelemek için Kafkaslar'dan Ege'ye, Akdeniz'den Karadeniz'e kadar yürüttüğü faaliyetleri de izliyoruz.

2