İngiltere'nin Rusya takıntısının sebebi ne

Rusya, Ukrayna-Polonya sınırındaki Yahodyn tren istasyonunu vurdu. Saldırıyı dikkat çekici kılan, o hattan yalnızca 15 dakika önce eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Avrupalı güvenlik yetkililerinin treninin geçmesiydi.
Moskova istese o treni de vurabilirdi. Mesaj açıktı.
Peki, İngiltere kendi evinde işler sarpa sarmışken neredeyse tüm enerjisini neden Rusya tehdidine ayırıyor
Eski başbakanlarını, MI6 yöneticilerini Ukrayna hattına sürecek kadar motive olmasının kaynağı ne
Sıcak denizler, Hindistan yolu, boğazlar, komünizm tehdidi vs. "üzerinde güneş batmayan krallık" için geçen yüzyılın meseleleri.
"Tarihsel düşmanlık" anlatısı tatmin etmiyor. Diplomaside soğukkanlılığıyla bilinen bir devletin "ezeli düşman" takıntısıyla hareket etmeyeceğini biliyoruz.
Hatırlayın, 2000'lerde Blair henüz seçilmemiş Putin'i ziyaret eden ilk Batılı liderlerden biriydi; Kraliçe onu Buckingham'da ağırladı.
Londra, oligarkların bankeriydi.
"Takıntı" gibi duran şey, yirmi yıl ev sahipliğinden sonra gelen geç bir dönüş.
Asıl motor Brexit'ten sonra açılan kimlik boşluğu.
AB masası gidince "Global Britain" sloganı havada kaldı. Ukrayna savaşı, İngiltere'ye yeniden bir rol verdi: Güvenlik devleti, Euro-Atlantik öncü, kuralların bekçisi.
Rusya burada düşmandan çok ayna. Orta boy bir gücün, kaybettiği sahneyi NATO ve silah yardımında geri alma ihtiyacı.
İstihbarat servisleri de bu işe siyasetçilerden önce ikna oldu; Skripal'ın zehirlenmesi gibi gelişmeler katalizör oldu.
Üstelik İngiltere'nin Almanya gibi gaz faturası sorunu da yoktu.
Dolayısıyla Londra için şahin duruş, karakter değil, ucuz bir jestti.
Eski dengeyi değiştiren Trump dönemi de bu süreçte etkili oldu. Soğuk savaştan beri Rusya'yı "ana düşman" ilan eden, genişlemeyi çevreleme çizgisini çeken asıl aktör ABD'ydi; İngiltere çoğu zaman o hattın Avrupa'daki sesiydi.