Yazar, ABD-İran ateşkes görüşmelerinin başarısız olmasının ardından Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma planının, Çin ve Rusya gibi devletleri karşısına alarak küresel bir savaşa yol açabileceğini iddia ediyor. Bu hamlenin gerçekçiliğini sorguladığı yazıda, Orban'ın Macaristan seçimlerindeki domino etkisinin bölgesel denge açısından ne kadar özgün olduğunu, ve bu tür jeopolitik senaryoların ne kadar mümkün olduğunu merak etmek gerekir mi?
ABD ve İran arasında Pakistan'da başlayan ateşkes görüşmeleri dağıldı. Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran ile yürütülen görüşmelerin genel olarak olumlu geçtiğini ancak nükleer başlıkta anlaşma sağlanamadığını bildirdi. Trump, bu gelişmenin ardından ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda askeri adım atacağını duyurdu. Ancak bu kez askeri müdahalenin hedefi Hürmüz'ü açmak değil kapatmak olacak. Şöyle ki, Trump, ABD donanmasının "derhal geçerli olmak üzere Hürmüz Boğazı'na giriş ve çıkış yapan gemilere yönelik abluka sürecini" başlatacağını söylüyor. Plana göre, uluslararası sularda İran'a geçiş ücreti ödeyen gemiler durdurulup aranacak. İran'ın Hürmüz üzerinden ekonomik kazanç sağlamasına izin verilmeyecek. Ne var ki, Trump'ın, İran'ın elindeki tek gerçek koz haline gelen Hürmüz'e yönelik hamlesi için ikna etmesi gereken devletler, abluka sürecine katılma çağrısı yaptığı Avrupalılardan ibaret değil. ABD donanmasının, başta Çin olmak üzere İran'ın Körfez'e girişçıkışına izin verdiği devletlerin gemilerine yönelik olası müdahalesi savaşı Pasifik'e kadar yayabilir. ABD uçak gemileriyle o sığ sulardaki mayınları nasıl temizleyecek İran nasıl bir askeri yanıt verecek Bu sorulara hiç girmiyorum bile.
***
DOMİNO ETKİSİ DERKEN
Macaristan'da dün seçimler vardı. Yazıyı okuduğunuz saatlerde sonuç kesinleşmiş olacak. Bizdeki muhalifiler ise günlerdir çok heyecanlı. 16 yıldır iktidarda olan Orban, rakibi Magyar karşında kaybederse bu bölgemizde ve dünyada "domino etkisi" yaparmış. Çünkü Orban'ı Trump, Magyar'ı AB

4