Ermenistan kabuğunu kırıyor - MELİH ALTINOK

Ermenistan, Paşinyan'ın gündeme getirdiği anayasa değişikliği önerisini tartışıyor. Masadaki başlıklar net: Anayasanın Bağımsızlık Bildirgesi'ne yaptığı tarihi atıfların gözden geçirilmesi, devletin kimlik dilinin yumuşatılması, yargı ve yürütmenin daha işlevsel hâle getirilmesi ve dış politika hamlelerinin anayasal engellere takılmaması.
Bu tartışma teknik bir düzenlemeden ibaret değil. Hedef, Ermeni soykırımı anlatısını devletin kurucu siyasetinin merkezinden çıkarılmasını da içeren daha geniş bir perspektif. Paşinyan, "ağıt" siyasetiyle yönetilen bir ülkenin çıkmaza mahkûm olduğunu görüyor. Sürekli geçmişi konuşan bir siyasetle gelecek inşa edilemeyeceğinin farkında.
Bu hamle, Ermenistan'ın kendisiyle kurduğu ilişkinin yeniden tanımlanması anlamına geliyor. Soru artık "Geçmişte bize ne oldu" değil, "Bu coğrafyada nasıl bir devlet olarak yaşayacağız"

RUS MODELİ İFLAS ETTİ
Ermenistan uzun yıllar güvenliğini, siyasetini ve hatta devlet aklını Rusya'ya yaslanarak kurdu. Karabağ yenilgisi, bu modelin iflasını görünür kıldı. Moskova'ya bağımlılık, Ermenistan'a ne güvenlik sağladı ne de kalkınma üretti.
Bu nedenle anayasa tartışması sembolik değil. Sert kimlik dili, tarihsel iddialar ve sürekli mağduriyet anlatısı, ülkeyi dışa bağımlı ve kriz üreten bir siyasal hatta kilitledi.

PRANGALARDAN KURTULMAK
Paşinyan'ın yapmak istediği geçmişi inkâr etmek değil; geçmişin devleti yönetmesini engellemek. Soykırım iddiasını devlet politikasının merkezinden çıkarmak bu yaklaşımın özü.
Henüz kesinleşmiş bir anayasa metni yok. Ancak yön belli: Tarihi ve ideolojik yükleri azaltan, barış ve normalleşmeyi anayasal bir tehdit değil, siyasal bir tercih olarak gören bir çerçeve. Paşinyan'ın, "Eğer bir barış anlaşması anayasal engellere takılıyorsa, sorun anlaşmada değil anayasada olabilir" sözü bu zihniyet değişiminin özeti niteliğinde.

TUZU KURU DİASPORA
Diaspora bu yüzden rahatsız. Diaspora için kimlik, hatırlamakla ve tarih anlatılarıyla