Yaklaşık yirmi yıldır tartışılan Epstein belgelerine "komplo teorisi" muamelesi yapan küreselcilerin, bugün birdenbire konuya ilgi göstermelerinin sebebi elbette insafa gelmeleri ya da ahlaki ölçütlerinin değişmesi değil.
Sebep çok daha siyasi ve çok daha pragmatik.
Trump'ın, Demokrat rakiplerini yıpratmak amacıyla açıklanması talimatını verdiği Epstein belgelerini bu kez ciddiye almalarının nedeni, kasım seçimleri öncesinde Trump'ı kendi silahıyla vurma arzusu. İnandırıcı olabilmek için afişe olmuş, taca çıkmış bazı aparatlarını gözden çıkarmaktan da çekinmiyorlar.
Milyonlarca belge ortadayken, sosyal medyada Trump'ın çocukları ve eşiyle olan fotoğraflarının pedofili, fuhuş imasıyla servis edilmesi; yapay zekâ videolarıyla "sazan avına" çıkılması bu stratejinin açık göstergesi.
Ve evet, etkili de oluyorlar.
Zira merkez medya, küresel ajanslar ve büyük dijital platformlar hâlâ onların elinde. Facebook, Twitter ve hatta Çin'i satmaya nasıl ikna ettiklerini hâlâ anlayamadığımız TikTok derken, sanal alanın tamamını kontrol ediyorlar.
Üstelik bu ağ yalnızca ABD'yle sınırlı değil; her ülkede yerel müttefikleri mevcut.
Çünkü Trump'ın Suriye'den çekilme sözünü tutması ve Pentagon'un PKK/YPG aparatına verdiği desteği kesmesi sadece Tel Aviv'in ya da ABD içindeki vesayet odaklarının sorunu değil. Trump'ın yarattığı atmosfer, 1945 sonrası tesis edilen Batı merkezli "yeni dünya düzeninde" Türkiye'ye biçilen ileri karakol rolünün tüm paydaşları için rahatsız edici.
Bu yüzden "solcusundan İslamcısına" kadar uzanan geniş bir cephe, Trump'a öfke kusuyor. Çünkü Trump, 11 Eylül 2001'den sonra daha da fütursuzlaşan; pandemi provasıyla kendine reset atan

7