Duygusal kopuş değil stratejik gerilim - MELİH ALTINOK

Türkiye'nin Şam'ın YPG'ye karşı yürüttüğü operasyona destek vermesi üzerine Kürtlerin "duygusal kopuş" yaşadıklarını anlatanlara basit bir soru soralım:
Aranızda PYD'nin, PKK'nın Suriye kolu olmadığını söyleyebilecek tek bir kişi var mı
Yok.
Aksine, o mahallede PYD-PKK bağı, Öcalan referansı inkâr edilen değil, açıkça sahiplenilen hatta övünülen bir gerçek.
Ama yine de "Ankara yine Kürt anasını görmesin dedi" sığlığına sığınıyorlar.
Türkiye'nin YPG'nin devletleşmesine Mazlum Abdi'nin Kürt olmasından ötürü karşı çıktığını öne sürecek kadar seviyeyi düşürüyorlar.
Bu ajitatif siyaset alametifarikaları. PKK bu yöntemi yarım asırdır, içeride meşruiyet üretmek, dışarıda ise kendisini bir "halkın kurtuluş mücadelesi" olarak pazarlamak için kullanıyor. Türkiye içinde "Ayrılık istemiyoruz" denilerek siyasal alan genişletiliyor; uluslararası alanda ise aynı yapı, statü ve devlet diliyle savunuluyor. İçeride yumuşak, dışarıda devrimci bir söylem.
Sıkça atıfta bulundukları IRA ve ETA örnekleriyle de alakaları yok. IRA, Birleşik İrlanda hedefini hiçbir zaman gizlemedi. ETA da bağımsız Bask devleti talebini açıkça savundu. Silahlı yapı ile siyasi kanat bu hedeflerde çelişmedi. Ne istedikleri, nereye varmak istedikleri baştan belliydi.
Bu açıklık müzakereleri "kolay" kılmadı belki, ama mümkün kıldı. Devletler karşılarında ne isteyen bir aktör olduğunu biliyordu. Görüşmeler, inkâr edilen hedefler üzerinden değil; açıkça ifade edilen talepler