Donald Trump, İran'la varılan anlaşmanın yarın imzalanacağını açıkladı. Anlaşmaya göre Hürmüz Boğazı derhal uluslararası trafiğe açılacak, 60 günlük ateşkes uzatılacak ve Tahran'ın nükleer programı masaya yatırılacak.
İran tarafı da "son aşamadayız" açıklamasıyla bu gelişmeyi doğruladı.
Savaşın yarattığı ağır ekonomik enkaz, tarafları masaya mıhlıyor. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, küresel tedarik zincirlerinin kırılması ve artan enflasyonist baskılar, diplomasiyi kaçınılmaz kılıyor.
Trump'ın barışa ihtiyacı açık. Küresel enerji krizi borsaları altüst ederken, Wall Street'te petrol türevli hisseler dalgalanıyor, benzin fiyatlarındaki artış ise Amerikan orta sınıfını doğrudan etkiliyor. Enflasyonun yeniden alevlenmesi FED'in faiz politikalarını zorluyor. Trump, seçim vaatlerini yerine getirmek ve ikinci döneminde kalıcı bir ekonomik istikrar bırakmak için Ortadoğu'da kalıcı bir sükûnete ihtiyaç duyuyor.
Avrupa da aynı endişeyi taşıyor. Rusya-Ukrayna savaşı yüzünden alternatif enerji kaynakları arayan kıta, Ortadoğu'daki kaosun derinleşmesine tahammül edemez. Almanya ve Fransa enerji faturalarından zaten şikayetçi. Yeni bir Hürmüz krizi sanayi üretimini felç edebilir, kışın ısınma maliyetlerini uçurabilir. Bu nedenle Avrupa başkentleri, Trump'ın İran açılımını sessizce destekliyor.
Savaşın bitmesi Körfez ülkeleri ve Türkiye için de hayati önemde. Suudi Arabistan, BAE ve Katar turizm ile yatırım projelerini savaş gölgesinde sürdürmek istemiyor. Türkiye ise enerji ithalat maliyetlerini düşürmek ve bölgesel ticarette yeni fırsatlar yakalamak için istikrar arıyor.
Ne var ki bu barış umudu çok ince bir ipin üzerinde duruyor. Çünkü İsrail, her ateşkes girişiminde sabotajcı rolünü oynamaya devam ediyor.
Zira savaştan bugüne kadar en kazançlı çıkan taraf Tel Aviv oldu. Sadece kaotik ortamın Gazze soykırımını unutturmasından bahsetmiyorum. Hürmüz kapalı kaldıkça enerji fiyatları yükseliyor, "İran varoluşsal tehdit" söylemi güçleniyor ve İsrail bölgesel rekabette rakipsiz bir konuma yerleşiyor.
Bu durum, İsrail'in olası provokasyonlarını somut senaryolara dönüştürüyor. Örneğin Nükleer tesislere sınırlı ve sembolik bir

14