Tüm dünyada gözlerin Ankara'ya çevrilmesinin asıl sebebi NATO Zirvesi değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump'ın buluşmasıydı.
Zira "Erdoğan'la görüşmek için Ankara'ya gidiyorum" mesajını uçakta da tekrar eden Trump'ın, Türkiye'de yeni bir sayfa açmaya geldiğinin herkes farkında.
Nitekim Erdoğan'ın samimi karşılamasını analiz eden Fox News'ün, "Başkan Trump'a dokunulması, temas edilmesi alışıldık bir durum değil. Trump'ın bunu kabullenmesi ve karşılık vermesi, aralarındaki özel bağı gösteriyor. Erdoğan, diğer NATO liderlerinden açık ara ayrılıyor" şeklinde analizi de gözler önünde doğrulandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte basının karşısına geçen Trump, Türkiye-ABD ilişkilerini uzun zamandır geren düğümü kesip attı.
"CAATSA'yı kaldırıyoruz, tamam mı" dedi.
Bu net açıklama, sadece iki ülke ilişkilerinde değil; AB'si, NATO'suyla tüm Batı ittifakı, Rusya, İsrail ve Çin açısından da yeni bir dönemin başlangıcı olacak.
Tablo belirginleşiyor.
Trump, bugüne kadar NATO'da güneydoğu kanadı rolünü üstlenen Türkiye'yi "merkezde" konumlandırıyor. Çünkü, Brüksel'in aksine Rusya'yı birinci tehdit olarak görmüyor. Putin'i şeytanlaştıran İngiltere öncülüğündeki grubun aksine, Rusya'yı, asıl tehdidi Çin'e itmemesi gereken bir aktör olarak tanımlıyor. Grönland konusunda bile Avrupa'dan daha yapıcı bir tutum sergilediğini sık sık söylüyor. Bu atmosferde Ukrayna savaşının bitirilmesi konusunda Ankara'da somut bir adım atılması sürpriz olmaz.

8