Çok alametler belirdi - MELİH ALTINOK

Yakın zaman öncesine kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Anadolu'nun savunması Gazze'den başlar" perspektifini eleştirenlere bir hâller olmuş.
Tel Aviv'in "Yeni Osmanlıcılık" söylemini tekrar edip, İsrail'in göbeğinde yaşadığı "Ortadoğu" bataklığından uzak durmamız gerektiğini söyleyenler savaş çığırtkanlığı yapıyorlar.
Türkiye, ABD'ye "Dur" demeyecek miymiş
Erdoğan, Trump'la ilişkisini kesmek için "daha ne" bekliyormuş.
"Ya Katar'daki Türk üssüne bir bomba düşerse" diyerek hedef gösterenler dahi var.
Evet, evet, bugün sırayla, "İran'dan sonra sıra Türkiye'de" demeçleri verenler, düne kadar açık açık İngiltere'den, ABD'den Türkiye'nin içişlerine müdahale talep edenlerdi.
Hâliyle, TSK'nın sınır ötesindeki PKK'yı vurması için hazırlanan tezkerelere bile hayır oyu verenlerin şimdilerde ABD'ye savaş ilan edelim havasına girmelerinin sebebini biliyoruz.
İsrail'in savaşı tüm dünyaya yaymak için çıkardığı yangına benzin dökerek ezeli rakipleri Erdoğan'ı sıkıştırmaya çalışıyorlar.
Yaptıklarının, siyonist lobi aparatlarının ABD'de Trump'ı İran'ı vurmak için iteklemesinden hiçbir farkı yok.
Ancak Erdoğan'ın MOSSAD'ın kurduğu şantaj ağlarına takılacak liderlerden olmadığını, MAGA'cıların fiili lideri Tucker Carlson'ın dediği gibi, "İsrail'in kontrol edemediği tek isim" olduğunu unutuyorlar.
Küreselci çetenin iç ve dış provokasyonlarına, işbirlikçilerine rağmen Türkiye'yi ateş çemberinin orta yerinde savaşa sokmadan idare eden Erdoğan'ın barış politikası tek çıkış yolumuz.