Faruk Bildirici, "Karardan mutlu olan iktidar yanlısı yazarlarda da CHP sevgisi depreşti... Melih Altınok 'CHP'de büyük temizlik başlıyor' diye yazarak, kararı CHP lehine bir gelişme gibi yorumladı" diye yazmış.
Bildirici'nin CHP'ye karşı aşırı kıskançlığının haklı sebeplerini izah edeceğim ama önce şunu netleştireyim:
Yazılarımda "CHP'de büyük temizlik başlıyor' diye bir cümlem yok.
Dünya üzerinde herhangi birinin, hele hele aynı ülkede yaşadığım insanların bir kesiminin mutsuzluğu da beni mutlu etmez.
Dün eleştirisine dair haberler önüme düşünce yine de SABAH arşivine girdim. Mutlak Butlan kararının çıktığı günden beri konuyla ilgili 5 yazı yazmışım. Hiçbirinde Bildirici'nin "depreşti" diye kokusunu aldığı CHP sevgisine dair tek bir satır bulamadım.
Tam tersine, Kılıçdaroğlu'nun Baykal'ı nasıl yediğini hatırlatıp "bu bir CHP klasiği" diyorum.
Butlan kararının CHP'nin lehine olduğunu iddia ettiğim bir cümlem de yok.
Bir yazımı şöyle bitirmişim mesela:
"Şokun ardından önlerine bakmaları kolay değil biliyorum ama şu saatten sonra CHP'nin düne dair yaptığı her tartışma, yakınma hem kendileri hem de ülke için israftan fazlası değil."
Kısacası, Kemal Bey'in, masaların üzerinde çoraplarıyla çıkan CHP'li Hürriyet yazarlarının alkışları eşliğinde seçildiği 2010 kurultayından beri 16 yıldır ne yazıyorsam bugün de aynısını savunuyorum.
Hakkını teslim etmeliyim. Kemal Bey de genel başkanlığının ilk günlerinden beri yaptığım eleştirileri rağmen nezaketini hep korudu.
Özetle CHP ile ilişkimde benim cephemde değişen hiç bir şey yok. Hatta itiraf edeyim, gündem diye üzerinde duruyorum.
Gelelim asıl meseleye.
Yıllardır meslektaşlarının tarafsızlığını ölçen, son örnekte olduğu gibi "iktidar yandaşı" sıfatı takmadan ismimizi anamayan Bildirici, kendi telaşının dışarıdan ne kadar belli olduğunu göremiyor mu

15