Türkiye-Azerbaycan ilişkileri bugünkü tartışmalara indirgenemeyecek kadar derin.
Birinci Dünya Savaşı sonrası ellerine cetvel alıp Suriye ve Irak arasına sürekli kriz üretecek şekilde sınır çizenler, Kafkasları da unutmadılar elbette.
Açın haritayı önünüze; Ermenistan'ın Türkiye ile Azerbaycan arasına nasıl ustalıkla yerleştirildiğini göreceksiniz.
Ermenistan hududunun, Atatürk'ün "Türk Kapısı" dediği Nahçıvan boyunca uzatılmasının sebebi Azerbaycan'ı bölmek değil, Türkiye'yi Türk coğrafyasından koparmaktı.
Bu fiziki ayrılık, Moskova'nın Sovyet döneminde Orta Asya'da yürüttüğü kültürel politikalarla derinleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Ermenistan topraklarından geçerek Nahçıvan ile Azerbaycan'ı bağlayan Zengezur geçidinin açılması için gösterdiği çabanın tarihsel zemini budur.
Ermenistan Meclisi geçtiğimiz gün, İran'ın da karşı olduğu bu projeye onay verdi. Eskiden hayal bile edilemeyecek bu gelişme Türkiye'nin Paşinyan'la geliştirdiği ilişkinin sonucudur.
Zira Azerbaycan'ın Karabağ'ı yeni aldığı bir ortamda Ermenistan'ın böyle bir projeye evet demesi kolay değildi.
Ankara'nın Erivan'la bu amaçla geliştirdiği diyaloğa bile, "Türkiye, Azerbaycan'ı bırakıp Ermenistan'la yakınlaşıyor" diyen akıl yine devrede.
Bu kez manipülasyonlarını din üzerinden yürütüyorlar.
Bakü'nün, İran'ın beşinci kol faaliyetlerini engellemek için eğitim sistemindeki tasarruflarını "Din elden gidiyor" diye sunuyorlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Azerbaycan'la ilişkileri kesmediği için suçluyorlar.
Evet, başörtüsü konusunda hassas olmadığını söyledikleri kişi de Erdoğan!

2