Barış için Ankara-Washington hattı altın değerinde

"Eğer Türkiyeİran karşı karşıya gelirse Türkiye'ye karşı İran'ın safında olurum. İran düşerse bütün doğu düşer" diyen adamlar, "Suriye'ye savaş açsak banko Esad'ı tutarım" diyen kadınlar bugünlerde "İran'dan sonra sırada Türkiye var" demeye başladılar.
Sadece ana muhalefet değil, Türkiye'ye kim saldırırsa saldırsın safı malum olan PKK ve onun siyasi temsilcileri de aynı cümleyi sıkça tekrar ediyorlar.
İran'a saldırıların hemen ardından sıkça tekrar edilen bu kalıp göründüğü kadar masum değil.
Zira siyonistler tarafından da açıkça dile getirilen söylem, ABD ve Türkiye kamuoyunda "altlık" yapmak için kullanılıyor.
Birbirinden gece ve gündüz kadar farklı olan Türkiye ile İran'ı aynı kategoriye sokup, Trump'la birlikte ilişkileri raya giren Ankara ve Washington'u karşı karşıya getirmeyi hedefliyor.
Nitekim ABD medyasındaki pek çok aktör, bu süreçte Türkiye'yi hedef tahtasına oturtmaya çalışan siyonist lobiye açıkça bir tepki veriyor.
Trump'ın yakın çevresinden ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Anna Paulina Luna da dün "Türkiye yeni İran değildir. Ve biz onlarla ilişkilerimizi geliştirmeye devam edeceğiz" diyerek adeta isyan ediyordu.
Seçim kampanyasında "bütün savaşları durdurmayı" vaat eden Trump'ın bugün büyük bir açmazın içinde olduğu kesin.
"İsrail'in peşine takılıp İran'a saldırmak felaket olur" dedikten sonra öldürülen