Peygamber Efendimiz (asm) bir gün, ümmetinin ömrünün kısa olması hususunda dertlenmiş.
"Ya Rabbi, benim ümmetimin ömrü neden bu kadar kısadır Diğer peygamberlerin ümmetlerinin ömrü uzundur. Benim ümmetim bu kısa zamanda ahireti kazanmaya nasıl güç yetirecek" mealinde düşünceler içerisinde Rabbine iltica etmiş. Cenab-ı Hak, kâinatı onun için yarattığı sevgili Peygamberimizi (asm) hiç mahzun bırakır mı Onun ümmetine, diğer ümmetlerin sevaplarını geçebilecekleri fırsatlar vereceğini bildirmiştir. Bunlar öyle altın fırsatlar ki, diğer ümmetlere verilmemiştir. Bir sevaba bin, bir güne bir ömür gibi eşsiz fırsatlardır. Bizim ömrümüz görünürde azdır ama, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan gibi, kıymetli zamanlar ve mübarek geceler, bire bin kazandıran, ömrümüzü değerli kılan günler Rabbimizin ihsanıyla, keremiyle bize verilmiştir. Ramazan ayının bu fırsatını iyi değerlendirmek 80 yıl ibadet sevabını kazandıran kârlı bir yatırım demektir. Bu kıymetli zamanlar, bizim kısa zannettiğimiz ömrümüzü bu şekilde uzatmaktadır.
Allah'ın rahmetinin coştuğu, af isteyeni affettiği, hesapsız sevaplar verdiği bu çok özel günlerin fırsatlarından mahrum kalmamak, kısa ömrümüzü uzatmak için şimdi gayret zamanıdır. Bu kıymetli zamanları boş geçirmek, bize verilen çok değerli bir hazinenin içinde olup da hiç istifade etmemek gibidir. Kullanılmayan bir servetin bize faydası olabilir mi Ramazan'ın her günü, her saati, her dakikası ayrı bir kazanç kapısıdır. Gündüzü sabırla, şükürle, nefsi terbiye ile, gecesi dua, istiğfar ve Kur'ân ile adeta dakikalar genişler, sevaplar katlanır, zaman bereketlenir.

4