Ramazan ne sever

Çocuğun Ramazan'ı

Anne ve baba Ramazan ayı için yaptıkları hazırlıkları konuşuyorlardı. Onları dinleyen çocuk, "Ramazan için ne çok şey almışlar, hurma, zeytin, pide... Demek ki Ramazan önemli biri" diye geçirdi içinden. O da Ramazan için bir şey yapmak istiyordu. Babasının yanına gidip: "Baba, Ramazan ne sever" diye sordu. Babası, "Dua sever, Kur'ân sever, ibadet sever, iyilik sever, yardımlaşma sever" diye saydı. ocuk hemen odasına koştu, en sevdiği oyuncağını, kumbarasındaki parasını getirdi. "Madem Ramazan yardımlaşma ve iyilik seviyor, al babacığım bunları Ramazan'a ver" dedi. Anne ve baba birbirine bakıp tebessüm etti. Babası, "Ramazan dediğimiz, oruç tuttuğumuz mübarek ay, kişi değil. Bir zamanlar Ramazan ayını, Ramazan diye biri sanan büyük adamlar da olmuş biliyor musun" dedi. Bu defa çocuk da güldü ve dikkatle babasını dinlemeye başladı.

Babası şöyle devam etti: "Bediüzzaman Dede'nin kitapları arasında bir kitabının üzerinde 'Ramazan'a aittir' yazıyormuş. Bu Ramazan kim diye çok aramışlar. Sonunda köyün birinden Ramazan isimli birini alıp getirmişler. Aradan bir süre geçince kitabın Ramazan Efendiye ait olmadığını, Ramazan ve orucun hikmetlerini anlatan, Bediüzzaman'ın 'Ramazan Risalesi' olduğunu anlamışlar." Hep beraber gülmüşler. ocuk, "Babacığım, öyleyse bazı oyuncaklarımı oyuncağı olmayan arkadaşlarıma vereceğim, paylaşmak ve iyilik yapmak istiyorum" dedi.