'Herkes sevilmek ister'
Flea 63 yaşında hayalindeki caz albümüne kavuştu, ama zengin sanatçıların meditasyon felsefesi ve manevi yükselişleri gerçek hayatın dertlerine karşı ne kadar duyarlı kalabilir?
Yazar, Red Hot Chili Peppers'ın basçısı Flea'nin solo caz albümü "Honora"yı sanatsal olgunluk ve yeniden keşif örneği olarak sunuyor. Flea'nin ergenliğinden beri caza olan hayranlığının nihayet gerçekleştiğini ve albümde dünyaca ünlü müzisyenlerle işbirliği yaptığını anlatıyor. Ancak yazının son kısmında, servet ve ayrıcalıklı yaşamın, sanatçıları gerçek insani sorunlardan uzaklaştırıp yalnızca "sevgi" gibi soyut kavramlara yöneltip yöneltmediği sorusu kalır?
Red Hot Chili Peppers'ın yetenekli basçısı Flea, hep arzuladığı albüme 63 yaşında kavuştu. Hep bir caz müzisyeni olmayı istemişti, "Honora" isimli solo albümüyle bunu başardı
Red Hot Chili Peppers gibi dev bir müzik makinesinin dört üyesinden biri olduğunuzda ne hissedersiniz Hayaliniz gerçekleşmiştir, maddi anlamda bir sorununuz yoktur, sanatsal açıdan kendinizi gerçekleştirmişsinizdir, dünya çapında milyonlarca hayran, her yeni albümünüzü satın almaya ve konserinizi takibe hazırdır. E bir müzisyen daha ne ister
İşte öyle değil. Bakın son dönemde pek çok büyük grup üyesinin solo işlere imza attığını gördük. Radiohead'den Thom Yorke'ın solo projeleri zaten biliniyor. Grubun gitaristi Jonny Greenwood ayrı proje yaptı, davulcusu Phil Selway ayrı proje yaptı, şu ara gitarist Ed O'Brien'ın solo albümü, geçen hafta yayınlanan "Blue Morph" gündemde. The Strokes üyeleri benzer süreçler yaşadı, daha yeni üne kavuşan Fontaines D.C.'nin solisti Orian Chatten 2023'te solo albüm yayınladı. Arctic Monkeys davulcusu Matt Helders geçen yıl şarkı söylediği solo bir albüm yaptı.
Red Hot Chili Peppers üyeleri de ayrı ayrı solo işlere imza attılar geçen yıllarda. Yani gruptan ayrı düz koşular bir tür gelenek ve ihtiyaç. Ancak Flea'nin yeni albümü "Honora" biraz farklı ele alınmayı hak ediyor.
Flea'nin "Honora"da yaptığı, grubuyla yaptığı müzikten çok farklı. Caz alanına giriyor Flea. Müzikseverlerin çok iyi bildiği bas gitarını cazın emrine sunmuş. İkinci enstrümanı trompeti de bunun yanına eklemiş. Thom Yorke, Nick Cave gibi isimleri de kadroya dahil edince ortaya dikkat çekici bir caz albümü çıkmış. Öyle ki bu albümü Flea olarak değil doğduğunda ona verilen Michael Peter Balzary adıyla yayınlasa caz sahnesi kendine has yeni bir sanatçı kazandı mealinde yazılar yazabilirdi türün eleştirmenleri.
Manevi külliyat
Albümün ardında meditasyon felsefesi ve benim tam anlayamadığım bir maneviyat külliyatı da var. Flea bu konularla özellikle 40'larından itibaren ilgilenmeye başladı. Doğrusu Hollywood tipi meditasyonculuğu ne merak ediyor insan ne de bu zengin ve ayrıcalıklı, gerçek hayattan ve gerçek hayatın dertlerinden çoktan kopmuş insanlara dair istese de bir empati kurabiliyor. Bu albümde Flea'nin manevi yükselişlerinin de izleri vardır ama biz işin müzik kısmıyla ilgilenelim.
Flea'nin ilk enstrümanı trompet aslında ve gönül verdiği ilk müzik türü caz. Üvey babası Walter Urban Jr. Hollywood'daki evlerinde bebop konserleri düzenlermiş. Flea bundan etkileniyor. Daha ergenken okul gruplarında trompet çalıyor. Miles Davis'ten etkileniyor. RHCP üne kavuştuktan yıllar sonra 45 yaşında University of Southern California'da müzik teorisi ve kompozisyon okuyacak. Bu albüme yıllar içinde yavaş yavaş hazırlanacak. Kamasi Washington'ın babası Rickey Washington'dan trompet dersleri alacak. Sonunda 60'ına geldiğinde "ben hep hayal ettiğim caz albümüne çalışmaya şimdi başlamazsam asla yapamayacağım" diyecek ve işe girişecek. Sonunda 2026'da Flea 63 yaşında bu albümü yayınladı.
10 şarkı yer alıyor
Benim Flea'ye büyük hayranlığım bas çaldığım zamanlara uzanıyor. Rock çalmaktan sıkılıp caza kaymaya başlayıp armoni dersleri almaya başlamıştım. Basla rock'tan başka neler yapılabilir diye merak içinde olduğum zamanlardaydım. Flea'nin bu enstrümanı eline alıp rahatça ve doğallıkla yaptıklarını duyunca insan, önce şoka giriyor ardından depresyona ve sonunda kendini teslim ediyor. Rock tarihinin en yetenekli en kendine has, en karakterli bas gitaristlerinden biri ve şimdi, sanki vücudunun doğal bir uzantısı gibi kullanabildiği bu enstrümana bir de trompet ekliyor. Taşındığı yeni dünyaya dinleyiciyi de davet ediyor.

9