Önceki hafta Londra'da izlediğim bir oyundan bahsetmek istiyorum. Maida Vaile'de, Venedik'i andırması nedeniyle Little Venice (Küçük Venedik) diye bilinen ve Regent's Canal'ın iyice genişlediği şirin noktadaköşede bir pub vardır. Adı The Bridge House. Bu pub'ın üst katı Canal Cafe Theatre adında bir tiyatro salonudur. Yandan ayrı kapıdan girer, dilerseniz pub'dan içeceğinizi alır yukarı oyun izlemeye çıkarsınız. Bu şirin sahnede "Gelin" adlı oyunu izledik. Dolu salonda Türk ve İngiliz seyirciler, Londra'da yaşayan tiyatrocu Duru Ağırbaş'ın Estelle Warner ile birlikte yazdığı, Erica Rosa Lima'nın yönettiği oyun Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" adlı oyununun günümüze ve Londra'ya uyarlanmış versiyonu. Oyun 31 Mart'ta Salon İKSV'de oynanacak.
Duru Ağırbaş, ailesinin işi nedeniyle yerleştiği Moskova'da büyümüş. Türkiye'de Duru Tiyatro ve Müjdat Gezen Tiyatrosu gibi kurumlarda kurslara katılıp, eğitimler almış. Genç yaşta oyuncu olmaya karar verip Londra'da University of the Arts London'da Oyunculuk ve Performans eğitimi almaya başlamış. Burada New Wimbledon Theatre ve Theatre Peckham gibi sahnelerde farklı roller bulmuş.
Duru Ağırbaş'a yazarlığını üstlendiği oyunun nasıl ortaya çıktığını sordum:"'Şair Evlenmesi'ni ilk okuduğumda hem komik oluşu hem de bu kadar kısa ve keskin bir oyun olması hemen dikkatimi çekmişti. Ama asıl mesele, zamanının çok ilerisinde bir metin olduğuna dair hissettiğim güçlü duyguydu. Görücü usulünü bu kadar açık ve cesur bir eleştiriye dönüştürmesi beni gerçekten etkilemişti. Estelle'le bir araya gelip kadın merkezli bir uyarlama yapmaya karar verdik. Kadınları tam merkeze alarak, hikâyeyi kadın perspektifinden yeniden kurduk."
Oyun farklı kültür ve arka planlardan insanlar tarafından hazırlanmış. Sahnede de bu renklilik hâkim. İngiliz. Türk, Çin, Brezilya ve Hong Kong ortak yapımı diyebiliriz. İstanbul'da İngilizce oynayacaklar. Bunun nedenini şöyle açıklıyor Ağırbaş:"Öncelikle, hikâyenin Londra'da geçtiği gerçeğini ve oradaki atmosferi kaybetmek istemedik. Ayrıca oyunu Türkçeye çevirdiğimizde bazı unsurların anlamını yitirme ihtimali vardı. Yaz karakterinin Türk olmaması hikâyedeki sürprizlerden biri; Türkçe oynandığında hem onun Türkçe konuşması hem de diğer karakterleri rahatça anlaması tuhaf bir durum yaratacaktı."

12