"David Bowie öldükten sonra hiçbir şey iyiye gitmedi." Eski dostunu hatırlayan Gary Oldman'ın geçen gün söylediği bu sözler nedense aklımda yer etti. David Bowie 10 yıl önce bugün, son albümü "Blackstar"ın, doğum günü olan 8 Ocak'ta yayınlanmasından iki gün sonra hayata gözlerini yumdu. Düşünüyorum da Bowie'nin ölümünün dünyanın sonunu getirecek bir dizi gelişmeyi tetiklediğine dair bir bilim kurgu hikâyesi hem mizah hem günümüzü anlamak açısından cidden ilginç olabilirdi. Bunu kenara yazıyorum. Ama elbette Oldman çok zeki biri ve bu esprili ifadeyle kastettiği aslında başka.
Şu ara Mark Herron'ın aynı adlı kitaplarından uyarlanan "Slow Horses" dizisinde canlandırdığı yaşlı, pasaklı, bol sigara içip sağlıksız beslenen, nezaketten nasibini almamış, 'eski dünya'ya ait, ama halen kıvrak bir zekâya ve izleyenlerin hakkını vereceği bir kara mizaha sahip Jackson Lamb karakteri gibi Oldman da bizimle hafiften dalga geçiyor ve eski dostu Bowie'yi hatırlıyor.
Dünyanın yeni bir çağa girdiğini, bir devrin sona erdiğini ya da başladığını, yapay zekâya ya da Trump düzenine bakarak anlayabileceğimiz gibi Bowie çapında sanatçıların aramızdan ayrılışıyla da gayet güzel tarif edebiliriz. Neden olmasın
David Bowie 1947'de Londra'nın güney yakasındaki Brixton'da dar gelirli bir aileye doğdu. Annesi sinemada garson, babası bir yardım kuruluşunda memurdu. İçine doğduğu dünya büyük bir değişimin eşiğindeydi. 1947'ye gelinmiş olmasına rağmen aslında 20. yüzyıl henüz kültürel olarak başlamamıştı. Savaşın hemen ardından hızla inşa edilecek barış dünyanın bir kısmına refah ve bolluk getirecek, ABD ve Britanya'da (ve ardından tüm Avrupa'da) cinsel devrim, özgürlükler daha önce hiç olmadığı şekilde konuşulmaya ve yaşanmaya başlanacak ve bu durum kendini önce edebiyat ve müzikte gösterecekti. Bowie, içine doğduğu tabiri caizse siyah beyaz dünyayı renklendiren kişiliklerden biri oldu.
Cinsel kimlikler, bireysel özgürlükler, ifade özgürlüğü ve daha pek çok 20'nci yüzyıla ait kavram, meşruiyetlerini Bowie gibi hayatlarına alternatif bir yerden başlayıp dünya çapında popüler olan kişilikler üzerinden kazandı. Bowie'nin uzaydan distopyalara, modadan ilişkilere bütün avangart fikirleri geniş kitleler tarafından şarkıları üzerinden karşılık buldu. Bu fikirler Bowie'nin yaşadığı yüzyılı şekillendirdi. Yani Bowie gibi sanatçıların müziği sadece müzik değil 20. yüzyılın sivil gücü aynı zamanda.

7