Bir folk yıldızı doğuyor

Mehmet Tez
Bugün
12

Amerikalı şarkıcı ve besteci Phoebe Bridgers, altı yıl aranın ardından gelen üçüncü albümü "Lost Weekend" ile folk yıldızı olma yolunda güçlü bir adım atıyor

Phoebe Bridges, 2020 tarihli "Punisher" albümünün ardından Boygenius ile çalışmaya başladı ve aradan geçen altı yıl boyunca bir daha solo albüm yapıp yapmayacağı hayranları arasında merak konusu oldu. Hem araya uzattı hem de uzun süre herhangi bir sinyal vermedi.

2020'de Mojo'ya verdiği röportajda liseyi neden ve nasıl terk ettiğini anlatırken motivasyon eksikliğinden söz etmişti. "Sonra hayatıma anlam katacak ve sonsuza kadar yapabileceğim bir şey buldum" demişti: "Müzik."

Son albümünden bu yana bu tip bir motivasyon eksikliği hissediliyordu. Hatta 31 yaşındaki Bridgers'ın kendini emekliye ayırdığı dahi konuşuluyordu.

Elbette özel hayatında olan biten de çoktu. Paul Mescal ile bir ilişki yaşadı, bu ayrılıktan etkilendi. 2022'de babasını kaybetti.

Albümde genel olarak duygusal yıkım ve yenilenme üzerine şarkılar var. Bu da çok anlaşılabilir bir durum. Albümün ilk single'ı "Lost Boys" iyi bir seçim olmuş, insan albümün tamamını dinleyince anlıyor. Bu şarkı tükenmişlik ve anksiyete temeli etrafında dolanıyor. Günümüzün gerçekleri. Bridgers albümde içe dönük duygusal girdaplarla, dışa dönük aşk heyecanı arasında kendi duygusal sepktrumunda gelgitler yaşıyor.

Müzikal açıdan şu sıra çok verimli olan çağdaş folk sahnesine dokunuyor albüm. Bazı şarkılarda öne çıkan kemanlar ve banço bu şekilde daha anlaşılır oluyor. Bon Iver'ın izleri ve geçmişten gelen bir Elliott Smith duygusu albüme hâkim.

Önemli isimlerle çalıştı

Prodüktörler arasında Jack Antonoff adını görüyorum. Taylor Swift, Kendrick Lamar gibi çok popüler isimlerle de çalışmış bir isim. Ancak "Lost Weekend"e katkısını anlamak için kariyerindeki diğer isimlere bakmak lazım. Lana Del Rey, St Vincent gibi alternatif müziğin iki önemli ismiyle de şarkılar yapmış biri Antonoff. Bridgers'a da katkısı bu yönde.

Bridgers 2020'de pandemi döneminde yayınladığı "Punisher" ile büyük bir başarıya imza atmıştı. Bu tip bir neo folk valinin yarım milyon albüm satması, Birleşik Krallık'ta liste başı olması, solo işleri ve Boygenius ile altı kez Grammy adayı olması ve üç kez kazanması büyük işler.

ABD'de Kaliforniya'da doğup büyüyen Bridgers'ın babası filmlerde set işçisi, annesi de emlakçıydı. 13 yaşında gitar çalmaya başladı, devam ettiği sanat lisesinden ayrılıp Boston'daki Berklee College of Music'e girdi ancak burayı bitirmedi. Çeşitli gruplarda çalıp şarkı söyledikten sonra ilk albümü "Stranger in Alps"ı 2017'de yayınladı. Bugün üçüncü albümü yayınlanırken artık belli bir çevrede adı bilinen önemli çağdaş besteci ve müzisyenler arasında.