Yüz kızartıcı hareketler bunlar

Mutlak butlan kararı ve sonrasında içine düşülen karmaşayı kendilerinden bilmiyorlar.

Her şey normal, her şey rayında gitmiş sanki. Dahası, olması gereken buymuş gibi bir bakış, bir değerlendirme kudreti var.

Yargı, durup dururken bir karara vardı da işleri karıştırdı diyecekler ama zorlanıyorlar.

Delegelere verilen rüşvet tomarlarını, pavyon pazarlıklarını yok saymak eğilimi, öyle bir gariplik ki bu ülkenin siyaset tarihinde görülmüş değil.

Oradan söz açan birine şiddetle itiraz ediyorlar. "Oradan gelme bana..."

Neden

İşin kaynağı orası. Suçun, hukuksuzluğun, ahlâksızlığın membaından bahsedilmeyecek mi

Temelden yanlış olan bir hareketi, hararetle savunanları görünce, akıl işe yaramaz duruma düşüyor.

Şikâyet eden o partiden, aldım diyen de verdim diyen de oradan.

Kimin hangi miktarda götürdüğü de belli.

Bunları söyleyince de "Geç bunları geç" diyorlar.

Duymak iyi gelmeyebilir, rahatsızlık verebilir, ama yok saymakla bir yere varılmaz.

Geçemiyoruz bir türlü, geçilemiyor.

Orası çirkefin başladığı yer.

Bütün deliller sabit. Belgeler ortada.

Mahkeme o verilerle bir karara ulaştı.

Fakat bu tablonun müsebbibi, yanlışı savunanlara göre, yine kendileri değil. Yaşananlar hep iktidarın işi!

Baldırında kıl dönmesi olsa, onu da hükümetten bilecekler.

Baldızında kızamık çıksa, onu da.

Nereden bakarsak bakalım, yüz kızartıcı hareketler bunlar. Yüzü olanlar için tabii.


RÜŞVET İKİ KANATLIDIR

Rüşvet tek kişilik bir eylem değildir.

En az iki kişi gerek. Bir alan, bir veren.

Bazen aracılık eden de bulunabilir, sayı artar.

Benzetmek gerekirse, rüşvet kuş gibi iki kanatlıdır.

Helal haram kavramından uzaksa, alan için baldan tatlıdır.

Vereni de kanatlandırır, uçurur.

Karşılığında aldığının da değeri uçuktur.

Kemal Bey partide kötü işlere bulaşanları fark edemediği için özür dilerken, sadece rüşvet verenleri suçladı.

Rüşvet alan kesime lâf etmedi, ithamda bulunmadı.

Az daha övecekti.

"Saf, tertemiz, canım delegeleri kandırdılar" diyecekti de o kadar ileri gitmedi.

Niye

Küstürmemek için.

Delegeler er-geç kurultayda lâzım olacak.

Onların oylarına ihtiyacı var.

Ah siyaset, vah siyaset!


ESKİ EŞ

Boşandığı eski eşinin peşini bırakmayan, ayrılığı kabullenmekte zorlanan, her fırsatta taciz eden, mahkemenin uzaklaştırma kararına rağmen inatlı tavrından vaz geçmeyen, belinde silahla dolaşan, "ya benimsin ya kara toprağın" klişesini hayat felsefesi edinen, magandalığı bırakmayan bir tanıdığınız yoksa, ekranlara ve gazete sayfalarına bakın.

Kendini hâlâ partinin genel başkanı zanneden arkadaşı görünce, açık kapanmış olur, öyle bir tanıdığa ihtiyaç kalmaz.