Özgür Bey futbolcu olsaydı

Hakem 45 sırt numaralı Özel'e kural dışı ve tehlikeli hareketinden dolayı kırmızı kart gösterince, sahayı terk etmeyecekti demek ki.

Anlaşılan budur.

Dünya böyle bir hadiseye şahit olmadı bildiğimiz kadarıyla.

Kırmızıyı gören oyuncu saha çizgisinin dışına çıkmak zorunda.

Fakat Özgür Bey için kuralların önemi yok.

Benim canım içeride kalmak istiyor deyip direnecek anlamındadır bugünkü tavrının tercümesi.

Gerçekte olan şu: Hakem değil, hakimler kırmızı kart gösterdi.

Oyun futbol sahasında değil, siyaset sahasında.

Satın alınan, iradesi sakatlanan, oyu değiştirilen delegelerle kazanılan kurultayın geçersiz olduğunu kabul etmek istemiyor.

Ama hukuk onun gönlüne göre değil, kendi kurallarına göre işler.

Yargı da millet adına karar verir.

CURAÇAO VE YEŞİL BURUN

2026 Dünya Kupasına katılan ülkelerden iki tanesi hakkında kısa bilgi.

Yeşil Burun Adaları, Atlas Okyanusunda Senegal açıklarında bir ada ülkesi. Nüfusu yarım milyonun altında.

Doğal kaynakları bulunmuyor. Hizmet sektörü ön planda. 1975'te Portekiz'den bağımsızlığını kazanmış.

Düzensiz yağışlar, sıcak, kuraklık, susuzluk gibi problemler sebebiyle gıdanın yüzde 90'ı ithal ediliyor. Ülkeyi terk edenlerin sayısı, kalanlardan fazla. Diasporadaki Yeşil Burunluların gönderdiği paralar ülke ekonomisi için önem arz ediyor.

*

Curaçao, 155 bin nüfuslu, Venezüella'nın kuzeyinde, 444 kilometre karelik bir ada ülkesi.

Bağlamanın küçük kardeşi 'Cura'yı bilirdik. Curaçao'yu Dünya Kupası sayesinde duyduk.

Adını bilenlerin oranı binde biri geçmez.

İstanbul'un kalbi sur içindeki Fatih ilçesi Curaçao'nun iki buçuk katı nüfusa sahip.

*

Bu iki küçük ülkenin takımları goller attı, puanlar aldı.

Bizim takım, sıfır gol ve sıfır puanla en sona düştü. Daha aşağıda bir mevki yok.

Topa sahip olma oranımız yüksek diye avuntu bulutlarına rastladık.

Dünya kupasındaki bütün maçlarda kullanılan topların hepsine sahip olsak ne fark eder

Böyle olmamalıydı. "Millî takım" demeye elim gitmiyor.

"Mâni oluyor hâlimi takrire hicabım..."