"Çarşamba yollarında/ Kelepçe kollarında/ Allah canımı alsın/ O yârin kollarında"
Samsun Çarşamba türküsünden Adana türküsüne geçelim.
"Adana yollarında/ Pambuklar dallarında/ Allah canımı alsın/ O yârin kollarında"
Bu sözlerin sahibi olan kişilerin, yârini ne kadar çok sevdiğini ifade etmek istediklerini anlıyoruz. Sözler dolambaçlı değil, gayet açık. Aynı sözleri kullanan başka türküler de var.
Maksat belli. "Yeter ki yârime kavuşayım. O andan sonra can vermeye razıyım."
İyi hoş ama...
Bir de yârinin açısından bakmak gerekir.
Uzun süre hasret çekmişler. Türlü engellerle karşılaşmışlar. Zamanla hepsini aşmışlar. Tam kavuştukları anda, sevdiği kişi kollarında ölüyor.
Kim böyle bir durum yaşamak ister
Neler hissettirir Dayanılır gibi görünmüyor.
İnsan en çok sevdiğine böyle bir son an yaşatmak ister mi
*
Ölüme değilse de geçimini temin edemeyecek derecede fakirliğe razı olan âşıkların türküleri de birbirine benziyor.
"Söylerem ozan kimin/ Kalp kaynar kazan kimin/ Elin elimde olsa/ Gezerem kızan kimin"
*
"Harput'un altı kelek/ Dersim'e gidek gelek/ Eli elimde olsun/ Kapı kapı dilenek"
*
"Oklavıyam pazıyam/ Ak gerdanda yazıyam/ Seni bana verseler/ Dilenmeye razıyam"
*
Malda mülkte, parada pulda gözü olmadığını, sevdiğine kavuşmanın en büyük arzusu olduğunu, vuslata ermesi hâlinde dilenmeyi bile göze alabileceğini dile getiren âşığa sormak lâzım:
Sen razısın da git bir sor bakalım, sevdiğin razı olur mu
Dayalı döşeli ev ister, araba ister, yüksek gelir ister. Ve daha neler... Şayet istemezse. iki gönül bir demektir ve o zaman samanlık seyran olur, hepimiz biliriz.
Kabul ederse, hep beraber alkışlarız. Hem de ayağa kalkarak.
KAÇ MİLYON İÇİN ÇALIŞTILAR
Antalya Büyükşehir Belediyesinin görevden alınan başkanı Muhittin Böcek'in iddiası: "Ekrem İmamoğlu benden 15 milyon avro istedi. 5 milyon avro verdim."
Ekrem Bey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği zaman "16 milyon için çalışıyoruz" sloganı şehrin bütün caddelerine yazılmış, büyük pankartlar, tabelalar asılmıştı. Üst geçitlerde, duvarlarda yer kalmamıştı. O tabelalar hâlâ duruyor.
Vatandaşlar, 16 milyon'u İstanbul'da yaşayan insan sayısı olarak anlamıştı elbette.
Meğer kast edilen başkaymış.
Ekrem Bey mizahtan anlıyor.
*

14