Bir partinin genel başkanı, tepesi atıp iyice sinirlendiği zaman, ilçe başkanlarından birine, içinden geldiği gibi küfür edemeyecekse, oturduğu koltuğun hakkını vermiş sayılmaz.
Özgür Bey iyi etmiştir. Rol yapmamış, kibarlık taklidine girmemiş, gönlünden geçeni sayıp dökmüş. Doğallık içinde, az bile söylemiş.
Bu hareket bazıları tarafından yadırganıp eleştirilse de esasen partinin oylarını artıracaktır.
*
Uzatmayalım, benzer destek mesajları bu kadarla sınırlı değil. Özgür Bey o destek verenleri gördükçe vitesi yükseltecek, gaza daha fazla yüklenecektir.
Yakında daha okkalı küfürler gelebilir.
Alkışlar üzerine özgüveni artınca, direksiyonu sağa sola daha bir hışımla çevirecektir.
*
Dikkat etsin de direksiyon hâkimiyetini kaybetmesin. Araba devrilirse, yol gösterenlerin çabası bir işe yaramaz.
Adı Özgür diye, her şeyde sınırsız bir özgürlüğe sahip sanıyor galiba kendini.
KAVGADA YUMRUK SAYILMAZAtaların bu sözü meğer ne kadar doğruymuş! Meclis'teki muhteşem kavgayı görünce, kim kime kaç yumruk attı diye merak edip saymaya niyetlenenler yaya kaldı.
Bu tespit bile yetersiz. Yaya dediğin, adım adım ilerleyebilir. Hatta büyük şehirlerde tıkanan trafikte bekleyen arabaların yanından yürüyen yayalar, daha hızlı mesafe alır.
Söz konusu olayda ise yumruk saymak isteyenlerin, yerinde kaldığını gördük.
Meclis, milletin aynasıdır. Adı üstünde Türkiye Büyük Millet Meclisi.
Vekiller ile ahali yani asiller, karşılıklı etkileşim içindedirler.
Son zamanlarda kavga dövüş giden genel kurul toplantılarının, millete nasıl örnek olduğunu, önümüzdeki günlerde çarşıda pazarda, sokakta kahvede, okulda otobüste görüp ölçebiliriz.
Hareketli toplantıların bir başka sonucu da gelecek genel seçim öncesi aday belirleme sırasında, iri yapılı olanların şansının yükselmesi şeklinde olacaktır. Ufak tefek olanlar, yarışa bir sıfır yenik başlayacaktır. Ne kadar donanımlı ve yetenekli olsa da. Ayrıca, kavga görüntüleri üzerine konuşan yorumcuların kavga etmesi de cabası.
TV YORUMCULARININ VAZGEÇEMEDİĞİ İFADELERŞimdi şöyle. (Nasıl, ne zaman)
Baktığımız zaman. (Bakmazsak olmaz zaten, hemen bakalım.)
Günün sonunda. (Z raporu gibi.)
Tırnak içinde. (Tırnak mühim.)
Büyük fotoğrafa bakalım. (Bakalım, küçük fotoğraftan iyi seçilmiyor.)
Bütün tuşlara aynı anda basmak. (Çok kişinin yaptığı bu.)
Hayatın olağan akışına aykırı. (Olağan akış artık olağan değil ki.)

27