İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin fazlasıyla şüpheli bir helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin üzerinden birkaç gün geçmişti ki Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın helikopteri Vanadzor'a mecburi iniş yaptı. Paşinyan yazdığı mesajda kötü hava şartları yüzünden inmek zorunda kaldıklarını, karayolundan devam ettiklerini bildirdi. Helikopter ve uçaklar şu günlerde aşırı ölçüde riskli. Özellikle devlet yöneticileri açısından. İhmalden, pilot hatasından veya teknik bir sebeple kaza olsa bile, hiçbirine salt kaza diye bakamayız. Arkasında birilerinin eli, ayağı, en azından parmağı olduğunu düşünürüz. Hele kazalar peş peşe geldiği zaman, tazı gibi kulaklarımızı diker, dikkat kesiliriz. Paşinyan'ın helikopterine müdahale edenler varsa, kim olduklarını bilmesek de bir yerlerde kıs kıs güldüklerini yahut bir köşe başına çekilip tüh tüh ettiklerini tahmin edebiliriz. Mesajın satır aralarına baktım, Paşinyan elini burnunun üstüne götürüp nanik yapıyor, "Öldüremediniz" diyordu.Birkaç gün önce "Büyük Ermenistan hayalinden vazgeçip gerçekleri görmek gerektiğini" beyan etmişti. Reisi'nin helikopteri için de aynı durum söz konusu. Onun açıklamaları da birilerini fazlasıyla rahatsız etti. Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterini düşürenler de dünya üzerinde bir yerlerde yürüyor, oturuyor, yatıyor, kalkıyor. Kim olduklarını isim isim bilmiyoruz. Turgut Özal'ın 1988'de parti kongresi sırasında tabancayla canına kastedildiğini hatırlıyoruz. Aynı yıl içinde İstanbul'dan Ankara'ya gitmek için bindikleri 13 kişilik uçak, kısa süre sonra Ahmet Özal'ın şüphelenmesi üzerine geri döndürülmüş. Yapılan incelemede uçağın kablolarına müdahale edildiği tespit edilmiş. Yola devam edilse, havada yangın çıkacak durumda olduğunu oğlu birkaç gün önce canlı yayında anlattı. O kabloları törpüleyip zayıflatanların kim olduğundan da haberimiz yok. Tıpkı, Özal'ı kimin zehirlediğini bilmediğimiz gibi. Yıllar sonra yapılan otopsi raporunda "Zehir var, zehirleme yok" diye garip mi garip, tuhaf mı tuhaf, saçma mı saçma bir açıklama yapılmıştı. 1959 yılına gidelim. 17 Şubat günü Başbakan Menderes'i taşıyan THY uçağı Londra yakınlarında düştü. Menderes yaralı kurtuldu, 14 kişi öldü. Aralarında bakan ve milletvekilleri bulunuyordu. Menderes ve ekibi, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni kuracak anlaşmayı imzalamak için yola çıkmışlardı. Kaza mıydı, değil miydiBir yıl sonra darbeyle indirilen Menderes, iki bakanı Zorlu ve Polatkan'la beraber idam edildi. Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu
Bay Başkan'ın yatak merakı
06-01-2026
23
Kızaracak yüzleri de yok
05-01-2026
22
Yeni yıl gelmiş, neyime!
02-01-2026
23
Boşa kostaklanma
30-12-2025
31
İran'dan sonraki hedef neresi
06-08-2024
303
Kibir hastalığının kaynağı ve birlik konusu
05-04-2024
262
Yasakmış
05-07-2024
259
Kandırıkçı başkan için şarkı: Hatırla sevgili
19-03-2024
241
İkisinden biri kesin kazanacak
15-03-2024
225
