Keloğlan yolda hızlı hızlı yürürken Nasrettin Hoca'ya rastlamış. Hoca onun telaşlı hâlini görünce merak etmiş, nereye gittiğini sormuş.
"Siyasete girmeye gidiyorum" diye cevaplamış Keloğlan.
Göbeğini tutarak gülmüş Hoca.
"Bir sen kaldıydın" demiş "bir de ben".
Doğruya doğru.
Masal ve çizgi film kahramanları kendi sınırlarını aşmaya başladı.
Tarihî şahsiyetlere zaten sınır konulamaz. Onların ne zaman nerede karşımıza çıkacağı belli olmaz.
Tom ve Jeri hayat boyu anlaşamadılar. Biri hep kaçtı, öbürü kovaladı.
Ayı Yogi ağzının tadını bilirdi. İyilikten yanaydı. Kimseye zarar vermek istemezdi.
Haydi, Peter, Klara, Alp dağlarının temiz havasında koşturup dururlardı.
Akıllı Bıdık her zaman samimi ve sevimliydi.
Şirinler, şirindi.
Pokemonlar da şu saydıklarımız gibi siyasetten uzaktı. Artık vaziyet değişti. Pikaçu siyasete girdi. Meydanda polisten kaçıyor ama polis onu kovalamıyor. Öyleymiş gibi göstermek için bütün çaba.
Diğerlerinin de girmesi yakındır. Görürsek sürpriz olmaz. Fakat puan getirir mi Şüpheli.
ÜÇ ADAMIN ÖLÜMÜ
Üç adamın ölümünü açık seçik hatırlıyorum. Biri asrın en zengin adamıydı; insanların ruhlarını ve bedenlerini tırnaklarıyla kazıyarak servetini elde etmişti; yıllar boyunca kaybettiği sevgiyi satın almaya çalıştı, bu süreçte dünyaya büyük yararı dokundu ve belki de yükselişini sağlayan kötülükleri fazlasıyla telafi etmiş oldu. Öldüğünde bir gemideydim. Havadis ilan tahtasına asıldı ve aşağı yukarı herkes haberi memnuniyetle karşıladı. Birçokları, "Tanrı'ya şükür öldü pez" dedi.
Sonra insanlık onurunu pek idrak etmeyen, ancak insani zaafların ve kötülüğün her türlüsünü bilen, Şeytan kadar kurnaz bir başkası vardı; özel bilgisini insanları çarpıtmak, onları satın almak için kullanmış, rüşvet ve tehditle, baştan çıkararak sonunda büyük nüfuz kazanmıştı. Güdülerini erdem kisvesi altında gizlerdi; bir insanın özsevgisini elinden aldığında, sevgisini hiçbir armağanla geri kazanamayacağını bilip bilmediğini merak etmişimdir. Rüşvet alan bir adam, ona rüşvet verenden ancak nefret edebilir. Bu adam öldüğünde bütün ulus övgüler yağdırdı ve öldüğüne içten içe sevindi.

104