Bir gün şehit olacağını biliyordu

Bir İsmail daha kurban oldu. Kendi cumhurbaşkanını koruyamayan İran, misafir gelen Hamas lideri İsmail Haniye'yi de koruyamadı. İsrail, yakın zaman önce üç oğlu ile dört torununu bombayla şehit ettiğinde, İsmail Haniye dimdik ayakta durmuş, "Allah'tan geldik, Allah'a gideceğiz" diyerek toplantısına devam etmişti. Milletinin davasını kendi acısından önde gördüğü için, çok büyük bir acı yaşamasına rağmen yıkılmamıştı. Metanet sembolüydü İsmail Haniye. Acısını yüreğine gömdü. Bir gün kendi sırasının da geleceğini biliyordu. Mutlaka biliyordu ve bekliyordu. Gönülden istemeyene Cenabı Allah şehitliği nasip eder mi Bir mülteci kampında doğmuştu. Hayatı hapis ve sürgünlerle, aralıksız mücadeleyle geçti. Seçim neticesi başbakanlık görevini üstlendi, Hamas lideri oldu. Bazıları İsrail ve ABD gözüyle değerlendirip terör örgütü olarak göstermek istese de Hamas BM tarafından tanınan bir yapı. Kurtuluş mücadelesi veren Hamas, hiçbir işe yaramayan BM tarafından tanınmasaydı ne fark ederdi kiİsmail Haniye'nin kökeni Türkiye'ye dayanıyor. Yüzyıllar önce, Osmanlı döneminde hac yolunu emniyete almak için Yozgat'tan gönderilen güvenilir ailelerden birinin torunu. Bu önemli ayrıntı, İsmail Haniye için bir iftihar vesilesiydi. Suikast yapılmasaydı yahut sağ salim kurtulabilseydi, Tahran'dan sonra Türkiye'ye gelecek, Gazi Meclis'te oturuma katılarak kürsüden hitap edecekti. Mutlaka çok önemli açıklamalarda bulunacaktı. Zira evvelce davet edilen Mahmut Abbas, sağlık problemleri olduğunu ileri sürerek gelemeyeceğini bildirmişti. İsrail, barış yanlısı olan ve bir çıkar yol bulmaya çalışan İsmail Haniye'yi şehit ederek birçok olumlu gelişmeyi de engellemiş oldu. Filistin'deki Gazze'deki tanıdıklarını telefonla arayanların söylediği bir cümle çok çarpıcı. Diyorlar ki "Onlar bizi teselli