ACİL koduyla ABD'ye mesaj

Dünyanın bir ucundan gemilerle, uçaklarla buraya gelerek İran'ı tehdit eden ABD, belli ki saldırmayı kafasında iyice şekillendirmiş. On bir bin kilometre mesafeye rağmen… Kararından vazgeçmeyecek gibi görünüyor. İran'ı ille vuracak Tiran.

Bırakın bombalar yağdırmayı, bir tek mermi atmasını bile istemeyiz ama, ne desek işe yaramayacak onu da biliyoruz. Yine de en azından bir hususta not iletebiliriz. Önemli bir not.

*

İster en güçlü bombalarınızı atın İran'a ister mayın

Döşeyin ülkenin her bir köşesine boydan boya hiç durmayın

Fakat unutmayın savaşın da hukuku vardır saygı gerekir

Sakın derim Hafız'ın kabri olan bahçedeki gülü vurmayın


BİR RAMAZAN GİTTİ, BİR RAMAZAN GELDİ

Nasreddin Hocamızın dediği gibi, bizi çok özlediği için Ramazan-ı Şerif bu sene de on gün önce geldi.

Hayırlı olsun. Yuvalarımıza, ülkemize, İslâm âlemine ve bütün dünyaya huzur ve bereket getirsin.

Mübarek Ramazanımızın ay takvimiyle hareket etmesi, yılın bütün günlerini şereflendirmesine imkân veriyor.

Güneş takvimine uysaydı, sürekli aynı günlere denk gelecekti ki o zaman kimse bizi özlediğini düşünemezdi.

*

Bazı şaka severlerin aklından geçirdiği şekilde, en kısa günlere sabitlenmesi fikri, bu yüzden nükteden ibaret kalmak zorunda. O nükte için Bektaşi olmak da şart değildir hani.

Uzunu, kısası, ortasıyla, yılın bütün günleri Mübarek Ramazan'dan nasibini alıyor.

Daha geniş düşünürsek, bayramın da zaman içinde her güne isabet edeceğini, fakat bizim hepsini göremeye-ceğimizi anlarız. Öyle ya, onun için yüzlerce senelik civarı ömür gerekir.

Oruçla, sabırla, iftar ve sahur sofralarıyla, yardımlaşmayla ve hepsinden önemlisi ibadetle geçen bir ay, sonunda bizi bayrama kavuşturuyor. İnşallah bu sene de kavuşturacaktır diye ümit ediyoruz.

*

Bu seneki mübarek Ramazan'a bizim Ramazan Ağabeyimiz kavuşamadı.

Gazetemizin ilk gününden bu yıla kadar aralıksız mesai arkadaşlığı yaptığımız Ramazan Eren, Hakkın rahmetine erdi.

Ne kadar iyi bir insan olduğunu, bilgeliğini, ağır başlılığını, tevazu ve tecrübesini, anlatmaya çalışsak da tam anlamıyla ifade edemeyiz.

Bu sene ona Ramazan-ı Şerif başında "Hoş geldin Ağabey" diyemedik. O da gülerek "Hoş bulduk" diye cevap veremedi.

Fakat biliyoruz ki hoş yaşadı, hoş gitti. Küçük büyük fark etmeden, "Ağam" diye söz başlardı.

O bizim hem Ramazan Ağabeyimiz hem Eren'imizdi. Ermesi gereken yere erdi. Cenabı Allah günahlarını affetsin, mekânı Cennet olsun.

*

Anlattığına göre, babasının sağlığında her bayramda baba ocağında buluşur, cami dönüşü hep beraber sofraya otururlardı.

Bütün kardeşler bir aradayken rahmetli babası "Ne çabuk geçti mübarek Ramazan" der, diğerleri de "Ya…" deyip tasdik ederlerdi. Ardından pek çok bayram sofrasında söylenen o söz gelirdi: "Keşke bitmeseydi…"