Üzümde hasat zamanı

İçinde bulunduğumuz dönem üzümde hasat zamanıdır. Üzüm üreticilerinin, aylardır gelişiminin her aşamasına tanık oldukları ve gözleri gibi baktıkları bağları, asmaları ve üzüm salkımları için; artık bıçak vurma zamanı gelmiştir. Bağcının gözü üzüm salkımında, kulağı da üzüm fiyatındadır.

Biz de üzüm üreticisi bir ailede, bağlar bahçeler içinde yetiştik. ocukluğumuz ve ilk gençlik yıllarımız Gediz Ovası'nda geçti. O yıllarda, aylar öncesinden bağ evlerine göçülür, yaz mevsiminin önemli bölümü bağlarda geçirilirdi. Okullar açılıncaya kadar bağlarda kalır ve hasatla, bağ işleriyle uğraşırdık. Üç kuşaktır üzümcü olan aile büyüklerimiz ve halen de biz TARİŞ'in ortağı olduk. Her dönemde ve ortamda, üreticinin sorunlarına taleplerine sahip çıktık.

ÜZÜMCÜ ENDİŞELİ

Bütün bu süreçte, genel olarak tarımda ve özel olarak da üzüm üretiminde sorunların arttığına tanık olduk. Her geçen üretim yılında ve hasat döneminde, sorunlar daha da ağırlaşıyor. Bizim çocukluk ve ilk gençlik yıllarımızın düğün bayram gibi olan hasat dönemlerinden, sevinçlerinden, artık eser kalmadı.

Üreticinin tarımsal girdileri ve üretim maliyetleri olağanüstü artarken, sattığı üründen elde ettiği gelir giderek azalıyor. Özellikle olumsuz iklim koşullarının yaşandığı dönemlerde, maliyeti bile kurtarmak zorlaşıyor. Bu yıl bahar döneminde yağışlar görece iyi oldu. Üzümde rekoltenin yüksek olduğu görülüyor. Ancak bu kez de üreticiyi fiyat endişesi sardı. Acaba bir yıllık emeği, alınteri olan üzüm, hak ettiği fiyatı bulabilecek mi

TARİŞ FİYATI AIKLAMALI

Neredeyse ağustos ayının ortasına geldik. ekirdeksiz kuru üzüm fiyatındaki endişeli bekleyiş devam ediyor. Tariş üzüm yönetimi göreve gelirken, üzüm alım fiyatının her yıl ağustos ayı girmeden ve asmalara bıçak vurulmadan açıklanacağı taahhüdünde bulunmuştu. Bu söz ilk yıl tutuldu, ama sonra unutuldu. Başta Tariş ortakları olmak üzere üzümcü, Tariş'in üzüm taban fiyatını bir an önce belirleyip açıklamasını bekliyor. ünkü geçen zaman üreticinin aleyhine çalışıyor.

Üzümün en çok yetiştirildiği Alaşehir'de, sezon başında ıskarta üzümün 11 liradan alınması üreticiyi hem kahretti hem de endişelendirdi. Alaşehir'in babadan, dededen bağcı belediye başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, bağcılık sektörünün karşı karşıya olduğu derin ekonomik krize ve girdi maliyetlerinin artışına dikkat çekiyor. Ahmet başkan, "ıkma üzümün 11 lira olduğu bağlardan gelir elde etmek mümkün değil" diyor.

TMO PİYASAYA GİRMELİ

Üzümcü için bir başka önemli konu, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) bir an önce fiyat açıklayıp alımları başlatması. ünkü son yıllarda, hep iş işten geçtikten sonra, üzüm üreticinin elinden çıktıktan sonra piyasaya giriyor. Bu da tabii sonuçta göstermelik olarak kalıyor. Üretici için hiçbir anlam ifade etmiyor.

Üreticinin "yaş üzüm" olarak tanımladığı sofralık üzüm, geleneksel sultaniye çekirdeksiz kuru üzüm ve bunların kesim işlemlerinden çıkma -üreticinin deyişiyle ıskarta- üzümün fiyatları hep birbiriyle ilişkili, bağlantılı. Fiyatlar zincirleme olarak birbirini etkiliyor ve piyasayı oluşturuyor. Egeli üzüm üreticisi, Tariş ile TMO'nun, gecikmeden bir an önce fiyatları belirleyip ilan etmesini ve üzüm alımlarını başlatmasını istiyor.

***

Aydın Erten'i anarken...

Geçtiğimiz salı günü, Gültepe'nin unutulmaz belediye başkanı Aydın Erten'i, Gültepe-Toros Mezarlığı'ndaki gömütü başında andık. Son yıllarda, Erten dostları için bu buluşmalar önemli bir ritüel haline geldi. Siyasal ve toplumsal açıdan oldukça zor, zorlu, kaotik bir süreçten geçtiğimiz bugünlerde; onu anmak, toplumcu belediyecilik değerlerini anımsamak büyük önem taşıyor.

Vefatının ardından 26 yıl geçen Aydın Erten, tam anlamıyla bir mücadele insanıydı. İzmir'in Gültepe'sinde, 1970'li yıllarda, iki dönem yaptığı belediye başkanlığı unutulmaz. Onun bir başka önemli yönü, taşıdığı devrimci değerlerdi. Ölünceye kadar hep bu değerlere bağlı kaldı. 49 yıl önce Cumhuriyet'te yayımlanan Semih Balcıoğlu'nun unutulmaz çizgileri, bir bakıma onun hakkını teslim ediyordu.

GÜLTEPE'NİN UNUTULMAZ BAŞKANI

Aydın Erten'in 1973-1980 yılları arasında yaptığı Gültepe belediye başkanlığı, ilginç yerel yönetim deneyimlerini ve çalışmalarını içeriyor. O dönemlerin zorlu koşullarında, toplumcu belediyecilikle ilgili çok çarpıcı dersler ve örnekler var. Aslında günümüz siyasetçilerinin ve belediye başkanlarının, geçmişte yaşanan bu dönemden önemli dersler çıkarması gerektiğini düşünüyoruz.

Eski bir Tariş çalışanı ve direnişçisi olarak bizim için, Erten'in diğer önemli bir yönü, Tariş direnişi ile gösterdiği unutulmaz dayanışmadır. Onca baskıya ve riske karşın, direniş günlerinde, Tariş işçileri ve direnişçileri için elinden geleni yapmıştır. Onun emek mücadelesi ile gösterdiği dayanışma unutulmaz.

'GÜLTEPE İNSAN KOKAR'

Aslında Gültepe emek ve emekçi diyarıdır. O dönemlerde, başta Tariş ve Tekel işyerleri olmak üzere, İzmir'in hangi fabrikasına, işletmesine, işliğine baksanız; mutlaka Gültepeli emekçilerle karşılaşırdınız. Örneğin bizim çalıştığımız, DİSK'in örgütlü olduğu Tariş Üzüm'de, çok sayıda Gültepeli emekçi vardı. Bu emekçiler her gün Gültepe'den vardiyalara emeklerini taşırlar ve alın terlerini akıtırlardı.

Şair dostumuz Asım Öztürk, dizelerinde ne de güzel dile getirir; Gültepe'nin emek şenliğini: "Gültepe otobüslere / Yığın yığın akarken / Ter kokar / Öfke kokar / Evleri bir üzüm salkımı / İnsan kokar / ocuk kokar / Gültepe bir bulut kümesi / Yayılıp dağılırlar / Kent onları ince bir tülbentten süze süze / Akıtır işyerlerine..."