Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor. Başta İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı ve ülkenin kurucu, en büyük partisi CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere; içeride bulunan siyasiler, başkanlar, aydınlar ve bürokratlar Silivrizedeleri oluşturuyor.

Bir zamanlar Ergenekon ve Balyoz davaları nedeniyle de Silivri Cezaevi çokça anılmıştı. Yakın geçmişte çok sayıda asker ve aydın bu cezaevinde kalmıştı. Görüldüğü gibi, son zamanlarda hemen her dönem, Silivri'nin zorunlu konukları oluyor. Bu bağlamda "Silivrizedeler" hiç tükenmiyor.

DÖNEMİN MAĞDURLARI

"Silivrizedeler"i yalnızca orada kalanlarla da sınırlamamak gerekiyor. Benzeri durumda olan ve halen ülkenin başka cezaevlerinde bulunan başkanları, aydınları ve yöneticileri de bu kapsamda değerlendirmek doğru olur. Örneğin İzmir'de cezaevinde tutulan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat alık ile İzmir'in önceki başkanı Tunç Soyer, önceki CHP il başkanı Şenol Aslanoğlu ve benzeri isimleri de "Silivrizedeler"in içinde düşünüyoruz. Soyer, cezaevinden yazdığı günlükte, "Ne söylesek ne anlatsak sağır kulaklara sesimizi duyuramıyor, taşlaşmış vicdanlara ulaşamıyoruz" diyor.

Kavramakta zorlandığımız bir başka konu da örneğin Adana'nın "Adana gibi başkanı" Zeydan Karalar'ın memleketinden çok uzakta, Silivri'de tutulması. Buna karşın, Silivri'ye yakın bir ilçe olan Beylikdüzü'nün hasta başkanı alık'ın; ilçesinden, ailesinden kilometrelerce uzaklıkta kalması. Doğrusu bu örnekleri anlamakta ve yorumlamakta zorlanıyoruz!

HAKİKATİ ARAMAK

Yargılamaya konu olan suçlamalar ve iddialar elbette araştırılmalı. Bunlara muhatap olanlar yargılanmalı. Ancak tüm bunlar bir eziyete ve işkenceye dönüştürülmemeli. Öncelikle tutuksuz yargılanma temel olmalıdır. Oldukça deneyimli bir Silivrizede olan yazarımız Mustafa Balbay'ın, Silivrizedeleri en iyi anlayabilecek isim olduğunu düşünüyoruz. Gerçekten de sevgili Balbay, bu dönem, hepimiz adına Silivrizedelerle çok etkin bir dayanışma örneği gösteriyor. Yayımladığı kitaplarla da hem gözlemlerini kalıcılaştırıyor hem de tarihe not düşüyor.

Son dönemde Silivri ile ilgili okuduğumuz bir başka önemli kitap, İzmir'den tanıdığımız İPA Başkanı Buğra Gökce'nin "22 Metrekare Gökyüzü" isimli kitabı oldu. Gökce, yazdıklarıyla Silivri'yi adeta evlerimize ve yüreklerimize taşıdı.

CANLI YAYINLANMALI

Toplum ilgiyle ve merakla Silivri davasını bekliyor. Başta başkan İmamoğlu olmak üzere CHP yetkilileri ve sanık aileleri, davanın canlı yayınlanmasını istiyorlar. Bilindiği gibi daha önce iktidar ittifakının küçük ortağının lideri, bunun olması gerektiğini söylemişti. İktidar partisinin lideri de olabileceğini ifade etmişti.